ÖLÜM: FELSEFİ BİR DENEME

Hayatın bir anlamda karşı maddesi olan ölüm hakkında, insanlığın düşünmeye başladığı zamanlardan beri tartışılmaya ve üzerinde yazılıp çizlmeye devam ediliyor. Kimisi inancın gölgesinde onu bir son değil başlangıç olarak değerlendiriyor kimisi ise onu kaçılamaz bir yok olma hali olarak tanımlıyor. Ölüm hakkında pek çok yazılı eser olsa da çoğu onun bilimsel ya da mistik yanına odaklanıyor. Buna karşın onu özne olmaktan çıkarıp bir nesne haline getiren ve bizi ne şekilde etkilediğini inceleyen metinler ise oldukça az. Todd May bunu yapan ve olaya felsefi bir boyuttan bakan yazarlardan biri.

Kitabında düşünürlerin ve felsefecilerin ölüm hakkında söylediklerini inceleyerek onun hayatımızdaki yerine ve ondan kaçmak için giriştiğimiz yollara dair bir araştırmaya girişiyor. Ona göre ölüm son derece trajik ve anlamsız birşey. Ancak zıtlıkların tamamlayıcılığı üzerine kafa yorduktan sonra hayatın bu anlamsızlık yüzünden anlamlandırıldığını ileri sürüyor. Ölümün anlamsızlığı hayata bir anlam katma zorunluluğunu da beraberinde getiriyor ona göre.

Ayrıca ölümün hayatımızdaki en önemli gerçek olduğuna vurgu yapıyor. Hayatımızdaki tek gerçek olmasa da kesinlikle en önemlisi diyor çünkü diğer tüm gerçekleri olumsuzlayabilme özelliği onun elinde. Bu bağlamda ölüm anlamsızlığın ve yok oluşun son noktası olduğu için, hayatı da aynı ölçüde anlamlandıran güçtür. Burada diğer herkesin yaptığı gibi hayatın anlamından ya da onu aramaktan bahsetmiyor, anlam denilen kavramın neden var olduğu üzerine bir çözümleme yapıyor aslında.

Kitabın ilerleyen bölümlerinde ise ölümsüzlüğü ele alıyor ve onun varlığında hayatın anlamında nasıl bir değişiklik olabileceğini tartışıyor. Zıtlıktan vurgu yapan May, o büyük anlamsızlık olmadan, anlam arayışının da var olup olamayacğı üzerine gidiyor ve kitabın sonunda düşünen beyinler için sorgulanacak pek çok soru bırakıyor.

Şahsen yazara katılmadığım pek çok görüş mevcut ancak felsefi bir eser okumanın güzelliği de işte burada ortaya çıkıyor. Felsefi bir metin size karşıt görüşler sunmalıdır çünkü sizin görüşünüzü destekleyen eserler size hiçbir şey katmaz. Ancak karşıt görüşler sizin düşüncenizi aşağılamaz tam tersine düşünebileceğiniz bambaşka soruları gün yüzüne çıkarır. Todd Mayy işte bunu yapıyor ve bu ince kitabıyla size başka perspektifler sunuyor. Ölüm üzerine değişik bir bakış açısı getirmek için kesinlikle okunmalı.

Alıntılar

Ölümü bizim hakkımızdaki en önemli gerçek yapan şey: Onun hayatlarımızın diğer bütün unsurlarını olumsuzlama hüneri.

Büyük resme bakarsak başka birinin ölümü kendi ölümümüzden daha önemli değildir. Başka birinin ölümünü kabullenerek kişi kendi ölümünü anlayamaz.

Belki de başlamak için en iyi yer insanın ölümle ilişkilenmesindeki temel karaktere dönmek olacaktır. İnsan yalnızca ölen varlık değildir: Er ya da geç bütün organizmalar bunu yapar. Biz öleceğimizi bilen ve eli kulağında bir tehlike içinde olmadığımızda bile bunu hayatımız boyunca bilen varlıklarız.

Ölümün yokluğunda, çok az şeyin ehemmiyeti vardır. Varlığındaysa pek çok şeyin.

Şimdide yaşamakla ilgili sorun, onun gerçek anlamda gelecek yokmuş gibi hareket etmek manasına gelmesidir. Bu da ölümü belirsizmiş gibi değil, tam aksine kesinmiş gibi ele almaktır; o yarın gelecektir…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: