EN İYİ ANİME SERİLERİ-2

Listelere bıraktığım yerden devam ediyorum… Dilerseniz ısınma yazısını boş verip direkt animelere giriş yapalım. Listede bilim kurgu, felsefe, macera, tarih hatta spor bile var.

Neon Genesis Evangelion

Listemdeki en eski yapım olan NGE üzerinden geçen yıllara rağmen hala adından en çok söz ettiren yapımlardan biri olmayı sürdürüyor. Konusu ise en kısa haliyle şöyle; 2000 yılında büyük bir felaket dünya nüfusunun yarısını yok eder. Bundan 15 yıl sonra ise Angel adı verilen yartıklar ortaya çıkarak insanlığı tehdit etmeye başlar. Buna karşılık Evangelion denilen dev robotlar tasarlanır ancak bu robotları sadece 2000 yılından yani felaketten sonra doğanlar kontrol edebilmektedir. Baş karakterimiz Shinji işte bu robotları kontrol etmesi için çağrılan çocuklardan biridir. Yoğun sembolizminden pek az insanın kavrayabildiği finaline kadar pek çok yönüyle eşsiz olan bu seriyi mutlaka izleyin. Hakkında yazdığım tanıtım yazısı da burada mevcut.

Samurai Champloo

Edo döneminde geçen bu samuray merkezli anime esasında ruhen gettonun arka sokaklarında geçiyormuş hissi yaratıyor. Dönem Japonyası olmasına rağmen çalan hip-hop müzikleri ile grafiti yapan ninjalar ya da “bushido”nun bir eşcinsellik fragmanı olduğunu söyleyen samuraylar sizi her an şaşırtmaya hazır. Daha bunun gibi pek çok ilginç yönü olan anime en sade şekli ile bir dönemin ruhunu başka bir dönemde yaşatmayı başararak son derece eşsiz bir konuma yerleşiyor. Konusunu merak ettiyseniz de sizi şuraya alabilirim.

Akame ga Kill!

Tatsumi, açlık ve fakirlik ile boğuşan köyünü biraz olsun rahatlatabilmek için şehre gidir imparatorluk ordusuna katılmaya karar verir. Şehre vardığında oradaki insanların çoğunun kötü hatta bazılarının hırsız ya da katil olduğunu görür. Herkesin korktuğu Night Raid isminde bir suikast örgütünün adını da duyar. Fakat zengin bir kız ona acıyarak evine almayı teklif eder. Gecesinde ise meşhur Night Raid bu zengin eve bir saldırı düzenler. Hikayenin sürpriz unsurunu bozmamak için devamını anlatıyorum. Ancak bu noktadan itibaren pek çok ters köşeyle karşılaşacağınızı garanti ederim. Şaşırtmalı bir olay örgüsüne sahip olan bu animeye bir şans verin, devamı zaten gelecek.

Sket Dance

Kaimei lisesinde pek çok öğrenci kulübü olsa da aralarında en özel olanı daima Sket Dance. İnsanlara yardım etmek için kurulan bu kulüp neye ihtiyacınız olursa olsun daima yardımınıza koşuyor. Anime genel olarak bölümlük hikayelerle ilerliyor ancak arka planda karakterlerimizin hikayelerini anlatan bir akış da mevcut. Gintama’ya alternatif ararken karşılaştığım bu yapım sonradan fark ettiğim üzre onu yaratan adamın çırağının elinden çıkmış.:) Konularındaki benzerlik de gözden kaçmıyor zaten. Fakat bunun ötesinde çakma olmaktan uzak hatta yer yer ondan bile komik olmayı başarıyor Sket Dance. Şahsen en sevdiğim komedi animelerinden olan bu yapımı mutlaka izleyin derim. Hatta bitirdikten sonra Friends’de olduğu gibi rastgele bölümler açıp izleyebilir moralinizi yükseltebilirsiniz.

Baccano!

İtalyancada karışıklık anlamına gelen Baccano tam olarak isminin hakkını veriyor ve sizi karmaşık fakat aynı oranda da tempolu bir maceraya sürüklüyor. Kronolojik bir şekilde ilerlemiyor ancak hikaye 1711 yılında bir grup simyacının ölümsüzlüğü araması ve bir gemi yolculuğu sırasında çağırdıkları iblis sayesinde ölümsüz olmalarıyla başlıyor. Ancak hikayemiz 1930-32 yılları arasında geçiyor ve aradan geçen 200 yıldan sonra bu ölümsüzlerin tekrar karşılaşmalarına odaklanıyor. Sonrasını ise kendiniz izleyin…

Kuroko no Basket

Teiko ortaokulu, basketbol şampiyonasını 3 yıl arka arkaya kazanarak bir kırmış ve sonrasında mucize nesil olarak anılmaya başlamıştır. Bu nesil liseye başladığında ise takım üyeleri farklı okullara dağılarak birbirlerine karşı mücadele etmeye başlarlar. Ancak mucize nesil denilen 5 oyuncuya ek olarak takımın bir de altıncı oyuncusu vardır. Pek çokları tarafından fark edilmeyen bu hayalet oyuncu kendi okulunun takımına girdiğinde dengeler değişmeye başlar. Spor animeleri arasında oldukça önemli bir yere sahip olan Kuroko no Basket, Slam Dunk’dan sonra en iyi ikinci basketbol animesi olarak kabul edilmektedir. Basketbolla arası olmayanları bile kendine bağlayan bu seri onu zaten sevenler için harika bir seyir zevki sunuyor. Detaylı yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

Serial Experiments Lain

Gelecekte wired adındaki ağ internetten bile popüler hale gelerek insanların zamanlarının çoğunu burada geçirmelerine sebep olmuştur. Orta okul öğrencisi olan Lain bu ağa pek ilgi duymaz ancak bir sınıf arkadaşı intihar ettiğinde, onun hesabından tüm sınıfa bir mail gönderilir. Mailde sadece bedeninin öldüğü ve bilincinin ağda yaşamaya devam ettiği yazmaktadır. Çoğu insanın aksine Lain bunu bir şaka olarak görmez ve ağı araştırmaya başlar. Sonrası ise anlamak için oldukça çaba gösterilmesi gereken bir varoluşçuluk sorgulaması… Aksiyon ya da bilim kurgu arayanlar bu animeye başlamayı tekrar düşünsünler çünkü bu, izlediğim en ağır felsefi yapımlardan biri. Sadece anime bazında da değil, Matrix gibi pek çok filmi cebinden çıkaracak bir içeriğe sahip bu seri. Öyle ki gerçekten kavramak istiyorsanız iki defa izlemeye de kendinizi hazırlayın derim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: