JUDGEMENT AT NUREMBERG: HUKUKUN YARGILANMASI

2. Dünya Savaşı sonrasında üst düzey Nazi üyelerinin yargılandığı Nüremberg Mahkemeleri’ni konu alan film, her şeyin ötesinde hukukun kendisini sorgulamakta ve özündeki ikiliği vurgulamaktadır. Baş yargıç Haywood’un Nazi döneminde görev alan 4 hakimin yargılanacağı davayı yönetmek için Nüremberg kentine gelmesi ile film başlar ve devamında da muhakeme salonunu ile orada yargılanacak hakimleri görürüz. Dava başladıktan sonra ise kime ya da neye inanacağımıza karar veremediğimiz bir çelişkiler silsilesi bizi karşılar. Bunun en büyük sebebi de hakimleri savunan avukatın, devletin kanunlarını uygulamanın suç sayılamayacağını söylemesidir. Yani kısacası “hukuk, önce insanları değil kendini koruduğu için yargılanacaktır”.

Hukukun öncelikle kendi varlığını mı yoksa adaleti mi koruduğu tartışması son derece eskiye dayanıyor aslında. Ancak bunun gibi örnekler, açıklığa kavuşmamış tartışmayı ara ara gündeme getirerek yeniden alevlendiriyorlar. Bu film işte bu tartışmanın en yoğun yaşandığı ve sonuçlarının da bir o kadar sıkıntılı olduğu Nüremberg Mahkemeleri’ne odaklanıyor. Savunma avukatı sürekli olarak hukuk kurallarını uygulamanın hukuka aykırı olamayacağı savı etrafında dönerken Amerikan tarafı da o güne kadar kullanılmamış olan insanlığa karşı ve barışa karşı suç kavramlarını öne sürmektedir. Davacı tarafa göre ülke kanunlarını uygulamak insanlığa karşı bir suç işlemeyi içeriyorsa bu uluslararası bir hukuk ihlalidir.

Film bu hukuki çelişkiyi çekirdeğine alıyor ancak bu bağlamda başka bir çelişkili duruma da değiniyor. Filmde pek çok insan Nazi rejimini savunmak için yemin ettiklerini ancak bunu herkesin yaptığını, çünkü buna zorlandıklarını söylüyorlar. Filmin bir yerinde şu sözler geçiyor; “Hitler otobanlar, yollar yaptı. Onun iyi şeyler yapmadığını söyleyemeyiz. Ama başka şeyler var ki… Yahudilere ve diğer milletlere ne yaptığını bilmiyoruz”. Tüm Alman halkı neler olduğundan habersiz, olayların ciddiyetinin farkında olmayan ve en önemlisi de hiçbiri kendini Nazi olarak kabul etmeyen insanlar. Sanki tüm o kötü şeyleri yapan Naziler bir anda geldiler ve sonrasında da ortadan kayboldular. Bu bağlamda davacı taraf işlenen suçlara ses çıkarmayıp onlara göz yummanın da bir suç olduğunu hatırlatıyor. Adeta 4 savcının yanında tüm Alman halkı da yargılanıyor bu şekilde.

Devletin kısırlaştırma ya da kamplara gönderme gibi emirlerini itiraz etmeden uygulamanın hukuku uygulamaktan ziyade suç olduğu, halkın ise ses çıkarmadığı için bu suça ortak olduğu ileri sürülüyor Amerikan tarafınca. Fakat savunma avukatı aynı kısırlaştırma uygulamalarının Amerika’daki örneklerinden bahsettiğinde ya da iktidara geldiği ilk dönemde Churchill’in bile Hitler hakkında söylediği güzel sözleri tekrar ettiğinde işin rengi tekrar değişiyor. Japonya’ya atom bombası atanların, Nazileri yargılamaya hakları var mı sizce?

Savaşın kendisinin en başta suç olması gereken bu dünyada, Savaş Hukuku gibi bir terimin olması ne kadar mantıklıysa onun üzerinden kazanan tarafın diğerinden intikam alması da o kadar meşru bir hak galiba. Fakat iki tarafın da insanlığını kaybettiği savaşta birinin galip gelmesi ne kadar kazanç sayılabilir ki? Tarihte her zaman suç işleyenler ve suça karşı çıkanlar oldu ancak suça göz yumanlar daima en kalabalık grup olmayı sürdürdü. Bana göre en masum olan bu kitle kendine göre haklı olan diğer iki grup arasında sürüklenip durdu. Oysa onların istediği huzurlu bir şekilde yaşamaktan başka bir şey değildi. Belki de her şeye karşı çıkıp bir görüşü savunmaları daha doğru olurdu. Ancak ailesini tehlikeye atmak istemediği için devlete sesini çıkarmayan birini gerçekten suçlayabilir misiniz? Burada çıkaracak sesi bile olmayan fikirsiz kesimden bahsetmiyorum yanlış anlaşılmasın; benim kastettiğim, idealist bir duruş sergileyeme lüksü olmayacak kadar çok kaybedecek şeye sahip olanlar. Günün sonunda yine de değişmeyeceğini bildiğim bir toplum için kendimi ve ailemi tehlikeye atmam onurlu bir davranış mı yoksa salaklık mı? Belki de ikisi aynı şeydir…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: