Black Mirror İncelemeleri 2. Bölüm: 15 Million Merits

Özel tezahürlerinin hepsinde -haberler ya da propaganda,reklam ya da eğlencenin direkt tüketimi- gösteri, yaşamın egemen ve şimdiki modelini temsil eder.

Guy Debord, Tüketim Toplumu (1967)

Dizinin ikinci bölümü olan 15 Million Merits, Huxley tarzında bir distopya örneği gibi gözükse de aslında tam olarak şuan içinde yaşadığımız tüketim (ve gösteri) toplumunun bir metaforu, bir yansımasıdır. Bu yansımada dikkatli izleyenler için en küçük detayında bile bir anlam ve mesaj taşımaktadır üstelik. Şimdi bölümün en önemli noktalarına değinirken bu yansımaları ve onların gerçek karşılıklarını da açıklamaya çalışacağım.

Bölümün başında asıl karakterimiz Bing’in bir gününe tanık oluruz ve içinde yaşadığı dünyayı keşfederiz. Bu dünyada ilk dikkatimizi çeken şey tabi ki her yere yayılmış olan ekranlar ve gösterdikleri reklamlardır. Bing uyandığı andan itibaren reklamlara maruz kalmaya başlar. Üstelik bu reklamlar onu her yerde takip etmekte ve daha çok tüketmesi için teşvik etmektedir. İlerleyen dakikalarda spor salonu gibi bir yere gider ve çok geçmeden anlarız ki bu mekan aslında insanların pedal çevirerek enerji sağladıkları ve bunun karşılığında puan topladığı bir yerdir. İnsanlar tüm gün pedal çevirirler ve buradan kazandıkları puanları da sanal ortamda harcarlar. Yeme-içme gibi temel gereksinimlerin dışında harcamanın yasak olduğu bu puanlar özellikle avatar denilen sanal karakterleri geliştirmek için kullanılmaktadır. Günün sonunda Bing, diğer herkes gibi kazandığı puanları (bir kısmını tutarak) sanal ortamda harcar. Hücre benzeri odasına döndüğünde bile reklamlar onu bırakmaz ve onları izlememek için puan harcamak zorunda kalır. İnsanların neredeyse her günü bu şekilde geçer ve bu monoton hayattan kurtulmalarının tek yolu bir yetenek yarışmasına katılıp ünlü olmaktır. Fakat bununu için de puan gerekmektedir. 

Bu noktada dizide işlenenleri gerçek dünya ile ters yüz edersek karşımıza sizce ne kadar farklı bir tablo çıkar? İnsanlar tüm gün çalışıp (pedal çevirip) gün boyunca hemen her yerde reklamlara maruz kalıp istemedikleri gibi aslında ihtiyaçları da olmayan şeylere para harcamaya zorlanırlar. Bu reklamları uzaklaştırmak isterseler ise yine para ödemek zorundadırlar. Yani kısacası tüketim toplumu, Adam Smith’in de belirttiği gibi zenginliğin kaynağı olarak görülen insan emeğini tüketir ve sonrasında ise insanları tüketime zorlayarak bu emekleri ile kazandıkları paraları harcatmaya çalışır. Sonuç olarak da bu sistem sizi her noktada sömürmenin ve tüketmenin yolunu bulur. Bu sömürü sisteminde daha refah yaşamanın yolu ise ünlü olarak sistemin emeğiniz yerine sizi bir tüketim nesnesi (gösteri) haline getirmesine izin vermektir. 

Bir diğer karakterimiz Abi, hayalini kurduğu bu yarışmaya katılır ve sesi ile insanların beğenisini kazanmaya çalışır. Fakat insanlar onun sesinden çok dış görünüşünü beğenir ve bir gösteri nesnesi olması gerektiğini düşünürler. Jüri ise onu üstünü çıkarmasını isteyecek kadar ileri giderek erotik kanallarda görünmesinin daha iyi olacağını söyler. Onlara göre şarkı söylerse bir eşyadan farkı kalmayacak ve sürekli olarak onaylamayan sesleri duymak zorunda kalacak. “Bizim bunlara karşı ilaçlarımız var” der jüri ve onu yavaş yavaş bu Cesur Yeni Dünya’ya… pardon medya/gösteri dünyasına doğru çeker. Sonuç olarak Abi, bir tüketim nesnesine dönüşür üstelik de insanların en temel iki iç güdüsünden biri olan cinselliği kullandığı için de en çok satan metalardan biri olur. 

Sistemin onu ne hale getirdiğini gören Bing, sessizliğe bürünerek çok çalışıyor ve hızlıca puan topluyor ki o yarışmaya katılabilsin. Yarışma programına çıktığında sakince bir gösteri yapıyormuş gibi davranıyor fakat hemen ardından bir cam parçası çıkararak boğazına dayıyor. Bu sayede söyleyeceklerini herkesin dinlemesini sağlıyor ve muazzam bir toplum eleştirisi yapıyor. Peki sonunda ne oluyor? 

Jüri bunu bir gösteriymiş gibi sunarak insanları alkışlatıyor. Üzerine de Bing için bir program teklifinde bulunuyor: bunu bir şov haline getirmesi karşılığında daha rahat bir yaşam vaat ediyor. Bing bu teklifi kabul ettiğinde ise en korkunç gerçekle yüz yüze geliyoruz. Var olan sistem, ona karşı eleştirel duruşu bile kendi düzeninde eriterek metalaştıracak güce sahiptir. Burada Adorno’nun bir sözünü paylaşmak isterim; “Filmler, radyo ve dergiler bir sistem meydana getirir. Bu alanlarının her biri kendi içinde ve hep birlikte söz birliği içindedir. Siyasal karşıtlıkların estetik ifadeleri bile bu çelikten ritme hevesle uymakla birleşir.” 

Bing, eleştirir gibi gördüğü sistemin bir parçası haline gelir ve her akşam boğazına dayadığı cam parçası ile de yukarıda bahsettiğim iki temel iç güdüden diğeri olan hayatta kalma temasını kullanmış olur. Ancak bu iki parçalı detayı kimse fark etmemiş olacak ki okuduğum eleştirilerin hiçbirinde buna değinilmemiş. Oysa bu şekilde reklam ve şovlarla insanın temel içgüdülerine nasıl hitap edildiğini incelikle gösteriyor. Nasıl ki porno sektörü cinselliği kullanıyor aynı şekilde yarışma programları da işte bu hayatta kalma prensibini kullanıyor. Ayrıca resme en geniş noktasından bakıldığında bölüm, içeriden kendini de bu eleştiride örnek olarak gösteriyor aslında. Sonuçta bu şekilde toplum ve medya eleştirisi yapan Black Mirror, televizyondaki bir şovdan başka bir şey değil. 

Son olarak şimdiye kadar mavi ekran vermemiş olanlar için en başında söylediğim gibi bunun bir distopya değil gerçekliğin bir yansıması olduğunu hatırlatmak isterim. Dolayısıyla siz de bu gösterinin bir parçasısınız ve gösteri de yalnızca düzene hizmet eder. Bing’in konuşmasını hatırlayın; “En büyük hayalimiz, var olmayan avatarımız için yeni bir uygulama almak.” Şimdi sırf sosyal medyada paylaşmak için bir yere yemeğe gittiğinizi ya da elbise aldığınızı düşünün. Bunun, Bing’in sanal avatarına harcama yapmasından ne farkı var…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: