Bojack Horseman: Bir Doz Varoluşsal Nihilizm

Bojack Horseman, 90larda oynadığı bir sitcom ile oldukça ünlü olmuş ve halk tarafından çok sevilmiştir. Ancak dizi bittikten sonra kariyeri ilerleme göstermemiş ve yavaş yavaş unutulmaya yüz tutmuş bir oyuncu haline gelmiştir. Eski ihtişamına geri dönmeyi hayal eden Bojack, zamanında her şeye sahip olmanın da etkisiyle sürekli artan yalnızlığı ile mücadele eder aynı zamanda.

Hollywood onu kullanmış ve etkisi geçmeye başladığında da bir kenara atmıştır artık. Tüm bunların yanında yaşamak için hiçbir şey yapması gerekmediğinden hayatın anlamsızlığı onda sürekli olarak varoluşsal bir kriz yaratır. Hiçbir zaman mutlu olamadığını düşünen Bojack, hayatını ve çevresindekileri de içine alan bir yanlış seçimler silsilesi haline gelen hayatını düzeltmek için çabalar… 

Konusunu biraz iç karartıcı yazdığımın farkındayım ancak bunu en başta bir komedi dizisi olarak görmemeniz daha iyi. Dizide tabi ki mizah var ancak bu temel olarak hayatın anlamsızlığından ve mutsuzluğundan gelen bir kara mizah. Tıpkı Louie dizisi gibi trajediden beslenen bir konusu var yani anlayacağınız. Ancak bunun da ötesinde sağlam bir Hollywood eleştirisi ve onun da derininde hayata dair sağlam bir felsefi eleştiri de sunuyor Bojack Horseman. 

Yazının bundan sonrası spoiler içerebilir ve ciddi anlamda konudan sapabilir!

Sunset Bulvarı filminde sessiz sinemadan diyaloglu döneme geçilmesi ile şöhretini kaybeden bir oyuncu anlatılıyor. Filmde geçen pek çok diyalog Hollywood’un birey üzerinde bıraktığı etkileri çarpıcı bir şekilde gösteriyor. Bojack de tıpkı bu filmde olduğu gibi sektörün onun üzerindeki etkileri üzerinden bir başlangıç yapıyor. “En önemli şey insanlara istediklerini vermek zorunda olmandır. Bu seni öldürse bile. Bu seni geriye boşaltılacak hiçbir şey kalmayana kadar boşaltsa bile” diyor bir sahnesinde. İlk bölümlerde sürekli eski günlere özlem duyan bir Bojack izliyoruz. Her fırsatta eski günlerine dönebileceğine inanmak istese de içten içe bunun pek mümkün olmadığının farkında. Bu yüzden de kendi hayatının ona anlamsız gelmesinden hareketle genel olarak hayatın anlamsızlığı üzerine bir bakış açısı geliştiriyor. Böylelikle de bana göre dizinin temelinde yatan varoluşsal nihilizme ulaşıyoruz. 

Çirkin ve içi boş şeylerle gerçeğin görünmesini engelleyen Hollywood, bu noktada hayatın anlamsızlığını örten, günlük yaşamın tuzakları ve dertleri için bir metafor aynı zamanda. Dolayısıyla da dizi bu felsefi görüşe dayanarak kendi temelini oluşturuyor; hayat gerçekten anlamsızsa onunla nasıl başa çıkacağız? İşte dizideki tüm karakterlerin hayat görüşlerinin ve verdikleri kararların temelinde bu temel fikir yatıyor. Ve dizi, karakterler üzerinden bu soruya neredeyse her zaman aynı cevabı veriyor: dikkat dağıtmak.

Karşılarındaki bu anlamsızlık problemi karşısında daha fazla düşünmemek için sürekli olarak dikkat dağıtacak şeylerle uğraşıyorlar. Kimi bunu bilinçli olarak yapmaya çalışırken kimi de farkında olmadan yolunu buluyor. Princess Carolyn için bu dikkat dağıtıcı tabi ki işi. Bir anlamda hayatı olan işinden sürekli olarak şikayet etse de onsuz kaldığı zamanla baş edemiyor. Todd ise doğal bir geri zekalı olduğu için bunu farkında olmadan yapıyor ve dikkat ederseniz neredeyse her bölümde saçma sapan bir işle uğraşıyor. (Todd: Yapacak bir şeye ihtiyacım var. Bir iş veya bir görev ya da hayat amacı.) Mr. Peanuttbutter ise gerçeğin az çok farkında ancak bunu pozitif bir şekilde karşılıyor; Mutlu olmanın yolu anlam aramak değil sadece önemsiz saçmalıklarla kendini oyalamandır. Ve sonunda ölü olacaksın. Bojack’in hayatı ise tam bir dikkat dağıtma eyleminden ibaret. Hatta dizi zaman atlamaları ile göstermediği zamanlar üzerinden bunun ne kadar yer kapladığını gösteriyor. Uyuşturucu ve alkol ile bilinçsiz geçen zamanlar bunun en bariz örnekleri. 

indir

Bojack hayatını dikkat dağıtarak geçirmek zorunda olduğu için yaptığı kötü seçimlerin de anlamsızlık yüzünden kendi sorumluluğunda olmadığına inanmayı seçmiş. Ancak onu Bojack yapan şeylerin yaptığı seçimler olduğunu fark etmesi ile buna olan bakışı az da olsa değişiyor. Yine kötü seçimler yapıyor ancak bunları telafi etmeye de çalışıyor yavaş yavaş. Hayatın anlamsızlığı karşısında Camus da bir çift laf etmiş; ona göre en iyi yol absürd olan, yani anlamsızlığı kabul edip buna rağmen mutlu olmak. Sonunda Bojack bu görüşe yakın olsa da bunalımlı bir hayatı düzeltmek pek kolay değil. Camus için de o kadar kolay olmadığını söyleyebilirim sanırım. Fakat dizi aslında Bojack için geçerli olan çözümü sürekli olarak gözümüze sokuyor: aile. Bojack sürekli olarak eski dizi bölümlerini izliyor ancak bunu eski ününü özlediği için değil gerçek olmasa da ilk defa onu mutlu eden ailesini özlediği için yapıyor. Evet yine her şeyin sonunda Freud ile yüz yüze geliyoruz çünkü tüm yetişkinlik hayatımızı ve karakterimiz şekillendiren şey yaşadığımız çocukluk ve onunla gelen travmalardır. 

Hayat doğası gereği anlamsız ve insan da doğası gereği anlamı olmayan şeyleri sevmez. Beyin boşlukları doldurmayı sevdiği için din gibi fikirler hiç ölmedi ve insanlar da hayatın anlamlı olduğunu düşünmeye devam etti. Camus’un absürt kahramanı Sisifos gibi her gün dağın tepesine bir kaya parçası çıkarıyoruz ve günün sonunda aşağı yuvarlanmasını izliyoruz. Kimileri bundan zevk almayı başarıyor kimileri kendini o dağdan aşağı atıyor kimileri de trekking yaptığını düşünerek yolculuğu daha çekilebilir hale getiriyor. Önemli olan anlamsızlıkla mücadele etmek değil bana göre, onu kabullenmek ve bu süreç oyunca küçük şeylerle oyalanabilmek.  

Dizinin teknik konuları başta olmak üzere konuşulabilecek pek çok yönü var ancak ben özünü incelemek istedim. Bu konulara girmeyeceğim fakat harika bir kurgusu ve güzel bir kara mizahı olduğunu garanti edebilirim. Ayrıca sesleri ile konuk olan pek çok ünlü de cabası. Mutlaka izleyin. Puanım 9,5.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: