Undone: Gerçekliğe ve Hayal Dünyalarına Dair Bir Sorgulama

Alma, erkek arkadaşı ile birlikte yaşayan ve her gün işine gidip oradan da evine geri dönen yani hayatı oldukça monoton yaşayan genç bir kadındır. Bu monotonlaşma karşısında giderek mutsuzlaşmaya ve aksileşmeye başlayan Alma, hayatını sorgulamaya başlar. Çevresini de etkilemeye başladığında ise ailesi ile sorunlar yaşar ve geçmiş problemler tekrar gündeme gelir. Artık her şeyden sıkılan Alma sonunda dikkatsizliğinin (ya da bilinçaltının) bir sonucu olarak bir trafik kazası geçirir. Hastanede gözlerini açtığında kazadan kurtulduğunu anlar ancak değişen bir şeyler vardır. Alma zaman ve mekan algısının bozulduğunu düşünür en başta fakat aslında kaza sayesinde bunları etkileme gücüne kavuşmuştur. Üstelik yıllar önce ölen babasını da tekrar görmeye başlar…

Amazon’un sessiz sedasız yayınladığı yeni dizisi Undone, pek fazla insanın dikkatini çekmedi ancak neredeyse seyreden herkesi etkilemeyi başardı. Bunun en büyük sebepleri orijinal senaryosu ve kullandığı animasyon tekniği. Öncelikle senaryosundan ve işlemek istediği alt metinden biraz bahsetmek istiyorum. Seride kullanılan animasyon tekniğine ve anlatıma olan etkisine ise daha sonra değineceğim. Hadi başlayalım…

İlk bakışta Undone, ilk bölümü ile sıkıcı bir hayat sunan ve ikinci bölümden itibaren ilginç diyebileceğimiz hikayeye evrilen fantastik/bilim kurgu formatında bir dizi. Klasik kahramanın yolculuğu miti kısmen burada da işleniyor ve bunun yanında zaman yolculuğu gibi herkesin ilgisini çekecek öğeler de eklenerek formülize bir yol izleniyor. Diziyi üzerine düşünmeden bu şekilde izlerseniz oldukça zevk alırsınız ve bu bile başlı başına güzel bir yapıma imza atıldığını kanıtlar nitelikte. Ancak Undone, hikaye boyunca ikili bir anlatım sunarak sizi sürekli şüphede bırakıyor ve hayal/gerçek ikilemini son ana kadar canlı tutuyor. Böylece siz de dizi boyunca bazen yaşananların gerçek olduğuna inanıyorsunuz bazen de “hepsi hayal mi” sorusunu soruyorsunuz. Ancakİnceptiontarzı bu işleyiş kafa karıştırmak için değil, tam tersine dizi izleme eylemine bir eleştiri getirmek için yapılıyor. Anlaşılmadı mı? O zaman konuyu biraz açayım.

Hatırlarsanız Hitchcock , Rear Window (Arka Pencere) filminde komşularını penceresinden gözetleyen ve bu sayede hiç sorumluluk hissetmeden onların hayatına dahil olan biri adamı anlatıyordu. Bu şekilde de sinema izleyicisine filmin içinden dışına taşan bir eleştiride bulunuyordu (detay için buradaki yazımı okuyabilirsiniz). Undone, tıpkı onun gibi bir yol izleyerek bizim dizi izleme eylemimize dair bir sorgulama yaratıyor. Baş karakterimiz Alma ilk bölümde hayatının sürekli sıkıcılaştığını ve bundan kaçmaya çalıştığını her fırsatta belirtiyor. Doğal olarak sonrasında yaşananların gerçeklikten kaçılan şizofrenik bir durum olabileceği ihtimalini yaratıyor ve dizi de ikili anlatımını bu yol ile yaratıyor. Bu noktada izleyici olarak kendimize dönüp baktığımızda neredeyse hepimizin yaşananların gerçek olmasını istediğini söyleyebilirim. Peki ama neden? Neden kimse asıl mantıklı olan seçeneği düşünmek istemiyor?

Çünkü gerçeklik doğası gereği sıkıcıdır. İlginç olan, bizi merak etmeye iten şeyler bu gerçekliğin dışında kalır ve bir alternatif yaratır. Eğer bu ilginç olan şeyler gerçekliğin kendisi ise yine sıkıcıdır. Yani söylemek istediğim şey şu; gündelik hayatımızdan bizi uzaklaştıran ilginç şeyler gerçeklik boyutunda bulunamazlar, onlar daima bunun dışında bir alternatif olarak var olmak zorundadırlar. Eğer en başta gerçekliğin içinde olurlarsa zaten o kaçış alternatifi haline gelemezler. 

Undone, işte tam da bunun altını çiziyor ve neden her şeyin gerçek olmasını istediğimizi alttan alttan bize söylüyor. Eğer dizideki olaylar karakterin hayal ürünü olsaydı, kalan her şey zaten bizim günlük hayatımızda olan gerçekliği yansıtacaktı ve diziyi izlemenin bir anlamı kalmayacaktı. Çünkü dizi izleme eylemi bizim için gerçeklikten uzaklaşmanın bir yolu haline geldi. Fantastik/bilim kurgu dizilerinin son yıllarda sürekli olarak artması da bunu destekler nitelikte. Çünkü rahatsız edici gerçekliğin dengelenmesi gerek…  

Benim düşünceme göre hayal ürünü ile gerçekliğin çekilmezliği arasında bir doğru orantı vardır. Hayat ne kadar çekilmez olursa kolektif hayal gücü de buna paralel olarak artar. Örneğin 20. yüzyılın başında gerilim, fantastik ve bilim kurgu yazınlarında ciddi bir kalite artışı oldu. Tam da savaş zamanlarında… 60’ların sonunda da yine aynı durum gözlendi. Milenyuma girildiği dönem ise bu durum kendini edebiyat yerine sinemada göstermeye başladı. Son yıllarda ise aynı şey diziler için geçerli hale geldi. Sonuç olarak sorulmaya değer olan tek soruya geliyoruz; şuan yaşadığımız gerçeklik bizi ne kadar mutsuz ediyor ki, alternatif gerçekliklerin sayısında bu denli bir artış yaşanıyor?

Asıl anlatmak istediklerimi kustuktan sonra yazıyı bitirmeden animasyon konusuna da kısaca değinmek istiyorum. Bu seride kullanılan tekniğe Rotoscope deniyor ve temel olarak gerçek kamera çekimi üzerinde görüntü ile oynanmasıyla yapılıyor. Yani Undone normal bir dizi gibi çekilmiş ve daha sonra üzerine animasyon giydirilmiş, kare kare! Ciddi anlamda uğraştıran ve zaman alan bu teknik hayal ve gerçeğin sınırlarının silikleşmesi istenen Undone dizisi için en doğru tercih olmuş. Dahası bizim gerçeklikten kaçışımız olan dizi sektörünün de gerçekliği nasıl çarpıtarak hayal dünyaları yarattığını da çaktırmadan eleştiriyor. 

Toparlayacak olursam bu kısacık animasyon dizisi, üzerine düşünüldükçe boyutu artan devasa bir buz dağının yüzeydeki kısmı. Yaptığım tüm bu çıkarımlar belki düşünülerek uygulanmıştır belki de ben cidden fazla düşünüyorumdur. Ancak günümüzde Descartes’i örnek almak bence en doğrusu; hayatta şüphe duymayacağınız tek gerçek, düşünebilen ve her şeyden şüphe duyan kendi varlığınızdır. Düşünüyorsanız öyleyse varsınız, ha düşünemiyorsanız zaten hiçbir şeyin farkında olmayan bir “bot”sunuz ve hayat size güzel. 🙂 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s