Burning

Yarı zamanlı bir kurye olarak çalışırken bir yandan da ilk romanı üzerinde çalışan genç yazar adayı Jongsu, bir teslimat sırasında eski komşusu Haemi ile karşılaşır. İkisi arasında bir çekim yaşanır ancak Haemi Afrika’ya yapacağı seyahatten bahseder ve ondan dönene kadar kedisine bakmasını ister. Jongsu, sonrasında olabileceklerini düşünerek onu bekler ve nihayet döndüğünde ise yanında yeni tanıştığı gizemli bir adam vardır. Bir aşk üçgenine dönüşmesi beklenen bu durum ilginç bir şekilde hem gizemli hem de gerilim yüklü bir anlatıya dönüşür…

Cannes Film Festivali’nde adından sıkça söz ettiren Burning (Şüphe), konvansiyonel sinema anlatısının tersine giden ve hikaye boyunca sürekli derinleşen bir anlatı sunuyor. Katmanlı yapısı giderek açılmak yerine kapanarak sizi içine hapsediyor ve bu yapıyı finale kadar sağlamlaştırıyor. Ancak bu derinlikli anlatıma rağmen film asla ağırlaşmayarak akıcılığını harika bir şekilde sürdürüyor. Tıpkı dışarıdan oldukça normal hatta zarif görünen bir katil gibi…

Asya sineması bize nispeten uzak ve sıradan anlatılar gibi gözükmesine rağmen dikkatli bakıldığında başyapıt seviyesinde pek çok yapım göze çarpıyor. Özellikle son yıllarda bu tarz yapımların sayısı giderek artıyor ve vizyonda göremeyeceğiniz ancak festivallerde fırtınalar estiren filmler çekiliyor. Bu filmlerden biri olan Burning de uzak doğu sinemasının nasıl bir potansiyele sahip olduğunu kanıtlıyor. 

Film başta oldukça açık bir anlatım sunuyormuş gibi gözüküyor ve sizde “şüphe” uyandıracak hiçbir şey göstermiyor. Günümüz Kore toplumunu, kadın erkek ilişkilerini ve genç işsizliği aslında herkesçe görülebilecek şekilde işliyor alt metninde. Ancak sonrasında filmin asıl özelliğini fark etmeye başlıyorsunuz; klasik sinema anlatısının tersine Burning, orada olana odaklanmıyor ve sizi gösterdiği bir şeyin var olduğuna inandırmaya çalışmıyor. Tam tersine orada olmayan şeyin yokluğunu unutturmaya çalışıyor. Karışık mı geldi, spoiler olmayan küçük bir örnek üstünden gidelim o zaman. 

Filmin başlarında Haemi, pandomim dersleri aldığından bahsediyor ve bunu göstermek için de var olmayan bir mandalina yiyor. Sonrasında ise şöyle bir cümle kuruyor; “Bunun yetenekle ilgisi yok. Mesele kendini elinde bir mandalina olduğuna inandırmak değil, mandalinanın olmadığını unutmak”. İşte bu noktada film rengini belli ediyor ve tüm anlatısını  bunun üzerinde ilerletmeye başlıyor. Başrol gibi siz de orada olmayan şeyin yokluğunu unutuyorsunuz ve gizemli adamın peşinden giderken içinizdeki şüphe giderek artıyor. 

Burning size aslında hiçbir şey söylemiyor ve sadece senaryoya bakıldığında düz bir anlatım sunuyor. Ancak anlatılanların hiçbirine kanıt göstermeyerek şüphe duygusunu giderek arttırıyor. Dolayısıyla da atmosferi ve anlatım tekniği ile film sizi, size göstermediği şeyler ile etkilemeyi başarıyor. Sona geldiğinizde ise hem düz bir film izlemiş hem de sizi geren ve merak ettiren başka bir hikaye deneyimlemiş oluyorsunuz. 

Bu arada en başta söylediğim yüzeysel alt metin de bu “anlatılmayan” anlatımın içinde sürekli olarak derinleşiyor. Sınıfsal ayrımlar, ikili ilişkiler ve yazmanın doğası üzerine pek çok eleştiriyi farklı zamanlarda tekrarlıyor ancak her seferinde bambaşka bir boyut açıyor. Sonunda da alt metni takip edenler için koca bir kitap bırakıyor Burning. 

Sonuç olarak film, ters bir anlatı ile hatta olmayan bir anlatı ile sizi etkilemeyi başarıyor. Bunu yaparken de sürekli derinleşen eleştirileri ile durup düşünülmesi gereken bir alt metin sağlıyor. Uzak doğu sinemasının en iyi yapımlarından biri lan Burning’e benim puanım 9. Mutlaka izleyin. 

⇓Fragman⇓

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s