Chernobyl

Dizi, 1986 yılında yaşanan ve tarihteki en büyük felaketlerden biri olan Çernobil Nükleer Santrali’nin patlamasıyla birlikte yaşananları anlatıyor. Neredeyse tamamı gerçek kişilere ve olaylara dayanan yapım yarı belgesel sayılabilecek bir üslup benimsiyor ve gerçekçiliği ile sizi ilk andan itibaren içine çekiyor. Kurgusundan atmosferine ve oyuncularına kadar hemen her alanda en doğru seçimlerin yapılması sayesinde de Chernobyl, gelmiş geçmiş en iyi diziler arasına girmeyi kesinlikle hak ediyor. Şimdi biraz detayına girmek istiyorum…

Öncelikle dizi patlamaya değil sonrasında yaşananlara odaklanıyor. Zaten patlamayı en başta gösteriyor ve ilk bölümde tamamen o geceye odaklanıyor. Bölgeye (ya da daha doğrusu ölüme) giden itfaiye ekiplerini gösterirken reaktörün içinde yaşananları izliyoruz. Bu noktada ilk göze çarpan şey ise kimsenin olayın ciddiyetinin farkında olmaması. Sonrasında da bu rahatsız edici durum daha da ön plana çıkıyor ve bürokrasi ile harmanlanmış politika sayesinde adeta ölümcül bir şaka kıvamına geliyor. Kimse bir sorun olduğunu düşünmüyor, aksine sorun olabileceğini söyleyenlere de vatana ihanet etmiş gibi davranılıyor. Bu noktada dizinin politik boyutuna dair de birkaç cümle kurmak gerekiyor.

Tabi ki bir amerikan yapımı olmasının verdiği etki ile anti-propaganda ayarı ara sıra kaçıyor ancak hem genelde doğru noktalara değinildiği için hem de zaten alışık olduğumuz için görmezden gelinebiliyor. Zaten işçi devleti görüşünden giderek uzaklaşan ve bürokrasinin karanlığında kaybolan Sovyet rejimine değinilmeden bu felaketin tam olarak anlatılması da mümkün değil. Bu kısımdaki eleştirilere değişik açılardan farklı eleştiriler yapılabilirdi pek tabi ki ama dizi daha çok insanlara ve tehlikenin dehşet verici yönüne odaklanmayı seçmiş. İyi de yapmış çünkü dizinin en etkileyici yönü işte bu yoğun atmosferi ile izleyicide bıraktığı etki.

Dizi, itfaiye erlerinden maden işçilerine, bilim adamlarından yerel halka kadar pek çok insanın hayatını aktarıyor ve bunu sadece 5 bölümde yapıyor. Dolayısıyla kurgu açısından gerçekten harika bir iş ortaya koyulduğu açıkça ortada. Ancak yukarıda da dediğim gibi dizinin asıl etkileyici yönü, üzerinizde bıraktığı yoğun etki.

Başladığınız andan itibaren tedirginlikle izliyorsunuz ve bu his bitene kadar sizi bırakmıyor. Ortada fiziksel olarak gördüğünüz bir tehlike ya da aksiyon olmuyor fakat buna rağmen sürekli bir baskı hissediyorsunuz ve orada geçen her dakika sizde daha yoğun bir tedirginlik yaratıyor. Bunun sebebi ise radyasyonun tehlikeli doğasının dizinin atmosferine mükemmel bir şekilde yerleştirilmesi. Adeta izlerken ekrandan gelen radyasyonu hissediyorsunuz ve her bölümün sonunda ağzınızda bir metal tadı kalıyor.

Oyuncu kadrosuna baktığımızda ise pek çok kaliteli isim göze çarpıyor. Bunları tek tek yazmayacağım ancak hepsinin gerçekten kaliteli performanslar sergilediklerinden emin olabilirsiniz. Prodüksiyonda ise hiçbir masraftan kaçınmadıkları hemen göze çarpıyor. Çoğu sahne gerçek bir nükleer santralde çekildiği ve diğer bölgelerin de oraya en benzeyen yerlerde çekilmesi, gerçekçiliği ciddi anlamda arttırmış. 

Son olarak da biraz öznel bir yorum olacak ancak dizinin bizim insanımız üzerinde nispeten daha yoğun bir etki bıraktığını düşünüyorum. Sonuçta o dönem sovyet yönetimindeki bürokrasi ve makam saçmalığı bizde de vardı. Kazanın ardından radyasyonlu çay içip daha iyi olduğunu söyleyen bakanımızı hatırlayın. Avrupa sırf bulaşma riski var diye çoğu ürününü yok ederken bizde ihraç edilemeyen fındıkların öğrencilere dağıtılmasını da… Üstelik şuan ki zihniyetin daha da kötü olduğu bir gerçek. Böyle bir olay burada gerçekleşse, felaketin ne boyutlarda olacağını insan düşünmeden edemiyor. Ancak hayal edilebilir. Bu diziyi kesinlikle izleyin ve biraz düşünün. Zaten sonrasında kendiniz de araştırma yapmak isteyeceksiniz. Benim puanım 10

“Sizin için ucuz olan nükleer enerji değil, insan hayatıdır!” 

Kazım Koyuncu

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s