The Motorcycle Diaries

“Bu etkileyici eylemlerin hikayesi değil, bir yol boyunca dolaşan iki insanın hayatlarından bir kesit. Amaçları özdeş, hayalleri ortak.”

Ernesto “Che” Guevara

Ernesto, henüz bir tıp öğrencisi olduğu sırada biyokimyacı arkadaşı Alberto’yla birlikte 30. yaşını kutlamak için bir seyahat planı yapıyor. Latin Amerika’yı baştan sona gezmeyi planladıkları bu seyahat boyunca, sadece kitaplardan bildikleri kıtayı kendileri de deneyimlemek istiyorlar. Ancak başta 4 ay olarak planladıkları bu macera, sonunda pek çok planlanmamış hadise ile birlikte giderek uzuyor ve ikisini de derinden etkiliyor. Onları değiştiren bu macera, koca bir kıtanın geleceğini de şekillendiriyor aslında…

Şimdiye kadar hakkında bir sürü şey yazılıp çizilen Che, tüm  bu anlatılarda bir devrimci ve lider olarak anlatıldı. Ancak hiçbiri onun tam olarak kim olduğunu ve bunları neden yaptığını tam olarak göstermedi. İronik bir şekilde bunu yapan ve  bu filme de sebep olan tek kitap, aslında onun kendi yazdığı günlüklere dayanıyor. Yani aslında onun kim olduğunu ve düşünce dünyasındaki değişimin nasıl gerçekleştiğini bize yine Che kendisi söylüyor.

Ancak onun da günlüğünün başında dediği ve benim de yukarıda aktardığım gibi bu hikaye devrim değil, yol boyunca dolaşan iki insan hakkında. Dolayısıyla da  bu yapım her şeyden önce politikadan uzak bir yol filmi ve bunun hakkını gerçekten veriyor. Macera boyunca Latin Amerika’nın pek çok köşesine yolculuk yapıyoruz ve hem doğal güzelliklerini hem de halkın içinde bulunduğu sıkıntıları görme şansımız oluyor. Bu süreç boyuca da iki arkadaşın arasındaki dostluk sınansa da giderek daha da pekişiyor. Ancak politikadan uzak desem de yaşadıkları macera havası, sarsıcı bir gerçeklik keşfine dönüşüyor. 

Ülke fark etmeksizin pek çok yerde gördükleri adaletsizlik, yoksulluk ve hastalıklar başta genç doktor olmak üzere ikisini de değiştiriyor. Eğlence olarak çıktıkları macerada deyim yerindeyse gerçek dünyaya gözlerini açıyorlar ve kendileri haricinde bambaşka bir hayat olduğunu fark ediyorlar. Cüzzam kolonisinde çalıştıkları kısa süre ise ikisi için de bir dönüm noktası oluyor ve geleceklerini değiştiriyor. 

İşleniş bakımından son derece akıcı olan film size, onların yaşadığı tüm bu değişimleri geçirmeyi başarıyor. Hissettiklerini ve düşündüklerini oldukça sade ve kolay bir biçimde anlayabiliyorsunuz. Belki de bir yol filmi olmasındandır bilmiyorum ancak yapımın geneline yayılmış bir sadelik ve beraberinde gelen naiflik, sizi seyirci olmaya değil ortak olmaya davet ediyor. Görselliğinden müziklerine kadar her şeyiyle bu atmosferi sürdürmesi ise ne kadar doğru ve uyumlu seçimler yapıldığını kanıtlıyor. Oyunculuk ise gerçekten tatmin edici bir seviyede seyrediyor ve zaten başka şekilde olamazmış etkisi yaratıyor. 

Yani kısacası bu yol filmi, Che dünyayı değiştirmeden önce dünyanın onu değiştirmesini anlatıyor. Bunu da yapılabilecek en naif ve akıcı şekilde yapmayı başarıyor. Benim puanım 8,5

*Sonrasında onun nasıl devrimci olduğunu ve neler yaptığını görmek isterseniz 2 parça halinde yayınlanan Che filmini izlemenizi tavsiye ederim. Oldukça kapsamlı bir biyografi olmuş.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s