The Killing Joke

“Yaşayan en aklı başında adamı bile deliliğe sevk etmek için gereken tek şey kötü bir gündür” (Joker)

Ona göre aklı başında ile delinin arasındaki tek fark işte bu kadar basit; kötü bir gün. Akıl hastanesinden tekrar kaçmayı başaran Joker, bu düşüncesini baş düşmanına kanıtlamak için Jim Gordon ve Barbara’yı kullanacaktır. Böylece Batman ile tekrar karşı karşıya gelecek ve onun anlamasını sağlayacaktır; aslında o kötü günü Batman de yaşamıştır ve aralarında pek bir fark yoktur…

Son dönemde fragmanları yayınlanmaya başlayan yeni Joker filmini görünce, onun da kaynaklarından biri (hatta ilki) olan bu kitabı hatırlatmak istedim. Zira Joker’in orijin hikayesi denilebilecek şeye en yakın olan macera bu. 1988 yılında çizgi roman tanrısı Alan Moore tarafından yazılan Killing Joke, kısa olsa da hem Joker’in yaşadığı o “kötü bir günü” hem de Batman ile aralarındaki ilişkinin ne kadar derin olduğunu göstermeyi başarıyor ve efsanelerden biri haline geliyor. 

Hikaye, Joker’in kaçması ile başlıyor ve geçmiş ile gelecek aynı anda ilerliyor. Bir yandan planını adım adım gerçekleştiren Joker’i görüyoruz bir yandan da onun bu hale gelmesine sebep olan geçmişini öğreniyoruz. Bu flashback kısımlarının siyah beyaz olması etkileyici bir atmosfer sunsa da dikkatli incelendiğinde asıl vurgulanmak istenenin başka bir şey olduğu göze çarpıyor; hayat çoğu zaman siyah beyaz ve karanlıktır, bundan kaçmanın tek yolu da rengarenk bir delilikten geçer.

Joker’in kitap boyunca pek çok aforizma ile anlatmaya çalıştığı şey de tam olarak budur. Herkes kötü bir gün geçirir ve acı çekmek zorunda kalır ancak bu acı karşısında delirmek en kolay çözümdür. Bu sayede geçmişe ve acılara kapıyı kapatıp onları uzaklaştırabilirsiniz. “Delilik acil çıkış kapısıdır… Sakince dışarı adım atıp tüm o tüyler ürpertici şeylerin üzerine kapıyı kapatabilirsin. Onları kilit altında tutabilirsin. Hem de sonsuza dek…”  Ancak çizgi roman ilginç kareler ve hikaye ile onun bu tezine “Acaba?” demekten de geri kalmıyor.

batman-vs-the-joker-killing-joke-3

Joker konuştukça biz de anlamaya başlıyoruz ki onun deliliği ile Batman’in asaleti arasında bir çizgi yok ve ikisi iç içe geçmiş farklı kötü günlerin birer sonucundan ibaret. Joker’in neden Batman’in ortaya çıkmasının doğal sonucu olduğu da hem felsefi hem de fiziksel olarak ortaya koyuluyor. İkisinin arasındaki sonsuz savaşın da neden bir döngüden ibaret olduğu burada açıkça gösteriliyor. Buna daha detaylı girebilirdim ancak spoiler olabileceği için kalanını keşfetmek size kalıyor. 

Kurgu açısından gerçekten harika olan çizgi romanın 30 yıllık olması ise sizi engellemesin, görsel açıdan da oldukça tatmin edici bunu garanti ederim. Hatta okurken hiç eskiymiş gibi gelmiyor, zaten başladıktan sonra da durabileceğinizi de pek sanmıyorum. Bunun yanında hikayenin tek kötü yanı bence kısa olması. Ancak bu kısalık da çarpıcılığını arttırdığı için diyecek pek bir şeyim kalmıyor. 

Kısacası kem konusuyla hem de kurgusuyla efsane olan bu çizgi romanı kesinlikle tavsiye ediyorum. Özellikle yeni Joker filminden önce güzel bir altyapı sağlayacaktır. Ayrıca hatırlatmak isterim yazar Alan Moore aynı zamanda efsanevi V For Vendetta’nın  ve onun hemen önünde gelmiş geçmiş en iyi çizgi roman kabul edilen Watchmen’in de yaratıcısıdır. 

*Ha unutmadan Killing Joke, Batman’in güldüğünü görebileceğiniz nadir kitaplardan biridir. 😉  

*Son Not: Bu kitabın animasyonu da var fakat izlemeyin, çok kötü.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s