SPEED

Howard Payne fidye istemek amacıyla bir asansöre bomba yerleştirir ancak genç bir polis memuru olan Jack Traven, rehineleri kurtararak onun planına mani olur. Bunun üzerine intikam almak isteyen Howard bir otobüse bomba yerleştirir ve bunu Jack’e söyler. Otobüse yerleştirdiği bomba saatte 50 milin altına inildiğinde patlamak için ayarlanmıştır ve otobüs de çoktan harekete geçmiştir. Jack hem otobüsü durdurmadan ona binmek hem de yakıt bitmeden rehineleri kurtarmak zorundadır.

Son zamanlarda John Wick ile adından söz ettiren Keanu Reeves, sanki daha önce bunu hiç yapmamış gibi “aksiyon oyuncusu da olabiliyormuş” şeklinde lanse edildi. Bu yüzden de serinin üçüncü filmi çıkmadan önce 1994 yapımı bu iki oscar ödüllü klasiği hatırlatmak istedim. Bu film ile hem hasılat rekoru kırılmıştı hem de bir aksiyon filminin nasıl 2 oscar alabileceği gösterilmişti. 

Genelde bir şey anlatma derdi olmayan ve duygulara pek yer vermeyen aksiyon filmlerini sevmem ancak bazı yapımlara da hakkını vermek lazım. İşte Speed bu yapımlardan bir tanesi. Film, hem teknik yönden dönemin sınırlarını zorluyor hem de kaliteli bir oyuncu kadrosu ile tatmin edici bir seyir zevki sağlıyor. Biraz detayına girmek gerekirse…

Nispeten eski bir film olmasına rağmen şuan tekrar izlendiğinde zerre yadırganmayacak olan yapım, özellikle aksiyon sahnelerindeki çekim ustalığıyla sizi etkilemeyi başarıyor. Bu ustalık ile akıcı olan senaryo birleştiğinde ise filmin de adı olan hız, ön plana çıkıyor. Baştan sona bu hızı hiç düşürmeyen film size neredeyse hiç rahatlama imkanı vermiyor ve ilginizi hep canlı tutuyor. Buradaki en büyük pay sahibi de hiç şüphesiz ses miksajı ve onunla beraber filmin müzikleri. 

Filmde ses gerçekten harika bir şekilde kullanılıyor ve deyim yerindeyse maç sayısını alan atış yerine geçiyor. Hem fondaki müzik ile aksiyonun derecesi artıyor hem de ses geçişleri ile daha vurucu bir etki sağlanıyor. Buradaki başarısı ile 2 oscar ödülü alması da zaten ne kadar kaliteli bir iş çıkarıldığını kanıtlıyor. 

Diğer yandan oyuncu kadrosu da oldukça kaliteli bir tablo çiziyor. Özellikle bu rol için adeta biçilmiş kaftan olan Keanu Reeves kariyeri açısından da önemli bir çıkış yapıyor. Daha sonra pek çok yapımda birlikte çalışacağı Sandra Bullock ile aralarındaki uyum ise bana göre filimin en dikkat çekici yönlerinden biri. Ancak buna rağmen bir aksiyon filmi olması yüzünden karakterlerin derinliği yok denecek kadar düşük bir seviyede seyrediyor. Temel itkilerini tabi ki anlıyoruz ancak klişe olmaktan pek uzaklaşamadıkları için hafif bir plastik tadı da bırakabiliyor.

Ancak tekrar hatırlatmakta fayda var; aksiyon filmleri bu şekilde işler ve temel gayeleri sizi heyecanlandırıp güzel vakit geçirtmektir. Bu yapım da bunu sonuna kadar sağlıyor ve onu unutulmaması gereken bir film haline getiriyor. Şahsen beğendiğim nadir aksiyon filmlerinden biri olan Speed için benim puanım 8. Ancak Keanu Reeves ve Sandra Bullock ikilisini izlemenin verdiği nostalji hissi gerçekten puanlanamaz. Bu film tıpkı Mumya gibi ne zaman tvde yakalarsanız tekrar oturup izleyeceğiniz bir etki yapıyor.

*Speed aynı zamanda Tarantino’nun da en sevdiklerinden biri, benden söylemesi.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s