AYNALAR

“Ben hatırlama takıntısı olan bir insanım” diyor Eduardo Galeano, tarihçi olarak anılmasına itiraz ederek. “Her şeyden çok da Amerika’nın unutkanlıktan mustarip Latin Amerika’nın geçmişini hatırlama takıntım var”.

Ancak bu kez dünyanın bütün coğrafyalarını dolaşarak, fiziki olduğu kadar zihinlerdeki sınırların da ötesine geçerek, unutulmuş ya da öğretilmemiş bambaşka bir tarihi hatırlatıyor Galeano. Her şeyin özüne inmeye çalışan minimalist ve nüktedan diliyle, eski çağlardan günümüze tarihi, edebi, politik anekdotlarla ve başka bir bakış açısıyla “Nerdeyse Evrensel Bir Tarih”. (Arka Kapaktan Alıntı)

Öncelikle bunun bir tarih kitabı olmadığını söylemek isterim, en azından sizin bildiklerinizden değil. Belki de asıl olması gerektiği hali budur bilemem ancak bunun yorumunu yapmak bana düşmez. Bana düşen kısım bu kitabı herkesin okumasını sağlamak olabilir sadece. Çünkü Galeano, savaşların ve büyük “adamların” sıralandığı klasik materyalist tarih anlatısını içeriden kırmaya çalışıyor. Tabi ki tek başına bunu kıramıyor ancak bir sürü çatlak oluşturmayı başarıyor. İşte bu kitap da o çatlaklardan sızan asıl anlatının parçalarından oluşuyor.

Çoğu bir sayfayı geçmeyen anekdotlar, tarihi deyim yerindeyse diğer tarafından, onu yaşayanların yanından anlatıyor. Bu şekilde de toplumu değiştiren büyük olayları anlatmak yerine, onu değiştiremeyenleri ve sürekli kötüye gitmesine ortam hazırlayanları gösteriyor. Dolayısıyla Galeano tarihi anlatıyor ancak bunun yanında diğerlerinin yapmadığını yaparak insanlığı da bunun içerisine katıyor. Hatta daha da ileri giderek vicdanın tarihini gösteriyor aslında bizlere. 

Paylaştığı anekdotlarda klasik tarihin göremediklerini ya da belki de görmezden geldiklerini paylaşırken, pek çok konuya karşı tutumunu da son derece renkli bir dille ortaya koyuyor. En başta kendisinin de dediği gibi hatırlama takıntısı olan yazar, unutulan ve unutturulan tarihi ne kadar rahatsız edici olsa da gözler önüne seriyor. Üstelik bunu yaparken de anlattıklarını hiçbir kalıba koymuyor ve insanlığın ilerlemesini engelleyen ne varsa taraf gözetmeksizin işaret ediyor.

Ancak buradan anlaşılmasın ki kitap sürekli bir karamsarlık içeriyor. Aksine yazarın üslubu nüktedan olduğu kadar da son derece de akıcı. Hatta yer yer Sunay Akın okuyormuş gibi hissettirmiyor da değil. Dolayısıyla kitap kendisini okutuyor ve bunu sizi hiç sıkmadan yapıyor, hatta arada güldürüyor bile. Tüm bunları anlattıktan sonra da sizden sadece unutmamanızı istiyor, ki asıl sahip olmamız gereken bilinç çoğalsın.

Kısacası Galeano, kapitalizmin giderek artan açlığını, cinsiyetçiliğin ve ırkçılığın bir türlü aşılamamasını, dünyanın her yerinde çocukların şiddet gördüğün hatta öldüğünü yüzümüze vuruyor. Böylece de bize çevrilmiş “aynalar” sunuyor baştan sona. Evet kitap karanlık çağlardan başlayarak ilerliyor ancak sonuna geldiğinizde anlıyorsunuz ki tarih sürekli bir ilerleme sürecinde değil, hiç olmadı da. Biz sadece birbirimizi incitmenin farklı yollarını bulduk ve buna modernleşme dedik. İyi şeyler de oldu tabi ki ancak onlar da gerilemenin karşısında sadece umut ışığı olarak kaldılar. Bize daha iyi olabileceğimizi gösterdiler fakat herkes kolay olanı seçmeye devam etti. Şimdi kim kalkacak da… amaaan boş ver.

Bu kitap için alıntı yapmayacağım, sadece yazarın bitirirken söylediği iki cümleyi yazacağım. Size tavsiyem bu kitabı gördüğünüzde açıp bir iki anekdot okuyun, sonrasında zaten devam etmek isteyeceksiniz. 

“Barış ve adalet haykırarak doğan yirminci yüzyıl kanın içinde boğulmuş olarak öldü ve bulunduğundan çok daha adaletsiz bir dünya bıraktı arkasında.

Yine barış ve adalet haykırarak doğan yirmi birinci yüzyıl da, önceki yüzyılın izinden gitmekte.”

⇓Künye⇓

*Kitap Adı: Aynalar

*Yazar: Eduardo Galeano

*Çeviren: Süleyman Doğru

*Yayınevi: Sel Yayıncılık

*Sayfa Sayısı: 387 

1 reply »

  1. Üzücü sonuçlar ve çok ta değişmeyen dünya hali,bir kazananı olacak mı ? insan merak ediyor bazen.Halimize çok üzülüyorum,insanlığımız şu anda hayvanlıktan geride kalmış durumda sanki.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s