KUROKO NO BASKET

Teiko ortaokulu, basketbol şampiyonasını 3 yıl arka arkaya kazanarak tüm ülkenin dikkatini çekmiştir. Öyle ki birbirinden yetenekli olan 5 as takım oyuncusu büyük bir üne kavuşmuş ve Mucize Nesil olarak adlandırılmıştır. Lise dönemi geldiğinde ayrılan takım üyeleri farklı okullara giderek birbirlerine karşı mücadele etmeye karar vermişlerdir. Ancak aslında pek göze çarpmayan ve deyim yerindeyse hayalet olan altıncı bir oyuncu daha vardır. Bu hayalet oyuncu kendi lisesinin basketbol takımına girdiğinde, Mucize Nesil arasındaki rekabete ortak olarak tüm dengeleri değiştirecektir…

Spor animeleri arasında oldukça sevilen Kuroko no Basket, özellikle basketbol konusunda gelmiş geçmiş en iyi iki animeden biri olarak kabul ediliyor. Nispeten yakın bir tarihte çıkan yapımın kısa süre içinde efsane haline gelmesi de ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor zaten. Yakaladığı bu başarının kaynağı bana göre basketbolu merkeze alıp onun etrafında gerçekten sürükleyici bir shounen yaratması olsa da tam olarak çözemediğim bir çekiciliği var.

Açıkçası izlemeye başladığımda basketbolun yanında aralara serpiştirilmiş aşklar ya da küçük hikayeler olacak sanmıştım ve biraz tereddüt etmiştim. Ancak seri beni en başından şaşırtarak sadece basketbola ağırlık vereceğini gösterdi. Bazı ara bölümler haricinde de neredeyse tamamı maçlar üzerinden işleniyor. Sürükleyiciliği de bence tam olarak buradan geliyor. Çünkü bir maçı pek çok bölüme bölerek anlattıkları ve bunu yaparken de özenle kestikleri için devamını merak ediyorsunuz. Dolayısıyla bir bölüm daha diyerek devam etmeye zorluyor sizi.

Animenin işlenişi de bu arka arkaya izleme şeklini de destekliyor aslında. Bir maçın parçaları olduğu için bitirmek istiyorsunuz, bu doğru ancak bunun dışında neredeyse hiçbir şeyi akışa karıştırmayarak hem odağınızı dağıtmıyor hem de izlemenizi kolaylaştırıyor. Bunların yanında gerçekçilik konusuna da oldukça farklı bir yorum getiriyor. 

Seride klişe bir şekilde başta sona herkesi ezen bir takım görmüyoruz bu da nispeten daha gerçekçi bir hikaye sunuyor. 2 yeni oyuncunun gelmesi ile başarılarında artış oluyor tabi ki fakat öyle düşündüğünüz bir şekilde değil. Spoiler vermemeye çalıştığım için biraz kıvranıyorum o yüzden ancak böyle açıklayabilirim. Ancak karakterler ve oyun  tarzları buradaki gerçekçiliği etkileyerek ilginç bir birleşim sunuyor.

Doğaüstü denebilecek hareketler ve bazı özel yetenekler seyirciyi gerçeklikten uzaklaştırıyor. Ancak kurgudaki güzelliği, bu uzaklaşmayı bir anlamda kullanıyor ve seyirciyi deyim yerindeyse gaza getiriyor. Bu şekilde de en başta söylediğim basketbol/shounen karışımı ortaya çıkıyor. Sizi de tam olarak bu şekilde yakalayacağından neredeyse eminim. Serideki bir karakter iyi bir maç izledikten sonra basketbol oynayasım geldi diyor, işte anime sizde tam olarak böyle bir etki bırakıyor (özellikle de basketbola ilginiz varsa).

Görsellik açısından ise ara bölümlerde ve arka planlarda harikalar yaratmıyor ancak buna karşın maç esnasında kesinlikle hakkını veriyor. Aksiyon diye nitelendirilebilecek sahnelerde ise gerçekten izleyiciyi tatmin ediyor.

Toparlayacak olursam, Kuroko no Basket size 75 bölüm boyunca saf basketbol zevki vaat ediyor ve bu vaadini de kesinlikle yerine getiriyor. Basketbol ile pek arası olmayanları bile kendine çeken bu seriyi basketbol sevenlerin kesinlikle izlemesini tavsiye ediyorum. Benim puanım 9.

*En başta bahsettiğim iki efsaneden bu seri haricinde diğeri Slam Dunk. Buna da mutlaka bir göz atın.

⇓Fragman⇓

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s