ALL YOU NEED IS KILL

Dünya, Mimic adı verilen ve nereden geldiği bilinmeyen yaratıklar tarafından istila edilmektedir. Bu durum karşısında tüm gelişmiş ülkeler, anlaşmazlıklarını bir kenara bırakarak ortak bir savaş gücü oluşturmak için birleşirler. Bu uluslararası ordudaki askerler, robot benzeri büyük vücut zırhları kullanmak için eğitilirler.

Keiji Kira da eğitim alan bu askerlerden biriydi, ta ki ilk savaşında ölene kadar. Savaş alanında ölen Kira, savaştan önceki güne uyanır ve  bunun bir rüya olduğunu düşünür. Ancak ertesi gün ölüp yine önceki güne uyandığında, sürekli aynı günü yaşadığı bir döngüde kısılıp kaldığını fark eder. Kira, bu döngüden kurtulmak için çeşitli yollara başvururken efsanevi asker Rita Vrataski ile tanışacak ve istilacılara dair de ilginç bilgiler edinecektir…

a3b2b9d8f31793f0868169044d588bf236c4fe2b_hq

Konusunu okurken “ben bunu nereden hatırlıyorum” şeklinde bir düşünce kafanızda belirebilir. Bunun sebebi kısa süre önce bu manganın bir filme uyarlanmış olması. Edge of Tomorrow, işte bu mangadan uyarlandı ve aslında oldukça da kaliteli bir yapım ortaya çıktı. Ancak bazı temel farklılıklar da mevcut o yüzden siz ikisine de bir göz atın, bir şey kaybetmezsiniz. Neyse biz gelelim mangaya…

Konu olarak gayet yaratıcı olduğu açıkça belli oluyor, zaten asıl ustalık orijinal fikrin hakkını veren bir kurgu hazırlamakta. Manga da işte bu noktada öne çıkıyor ve neden okumanız gerektiğini gösteriyor. Kurgusu sizi hiç sıkmıyor ve sürekli devam etmeye zorluyor. Yapı olarak sürekli yükselen bir işlenişe sahip diyebilirim. Yani aksiyon da gizem de sürekli artıyor ve aslında basit olan başlangıçtan komplike bir sona doğru ilerliyor.

all-you-need-is-kill-4753061

Karakter tasarımları sade ya da düz diyebileceğimiz ince yapılı bir formda çizilse de bunu oldukça kaliteli bir şekilde yapmışlar. Dolayısıyla karakter çizimleri de tatmin edici diyebilirim. Bu sayede karakterlerin değişimi de başarıyla işlenmiş. Ancak bunun yanında arka plan çizimleri ve geniş aksiyon sahneleri, manganın konu haricindeki diğer güçlü yönünü oluşturuyor. 

Düşük (ve bazen orta) kalitedeki mangaların büyük bir kısmında aksiyon sahneleri karmakarışık olur ve çoğu zaman göz yormaktan öteye gidemez. Ancak bu seride göz yoracak herhangi bir çizim olmadığı gibi takibinin de nispeten kolay olduğunu söyleyebilirim. Yani kısacası görsel açıdan yüksek puan verebileceğim bir seri. 

Manganın belki de göze batan tek kötü yanı kısa sürüyor oluşu. (2 kitap ve toplam 17 bölümden oluşuyor) Ayrıca itiraf etmeliyim ki sonu da herkesi tatmin edebilecek cinsten değil. Ama buna rağmen okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum. Özellikle manga tecrübesi pek olmayanlar veya yeni başlamak isteyenler için güzel bir başlangıç olabilir. Çevrilmiş ve basılmış hali de 2 cilt halinde kitapçılarda mevcut. Benim puanım 8,5.

final-fight

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s