TABOO

James Delaney, yaklaşık 10 yıl kadar önce Afrika’ya doğru yola çıkmıştır ve o zamandan beri kimse ondan haber alamamıştır. Herkesin öldüğünü düşündüğü James babasının ölümünün ardından Londra’ya geri döner ve herkesi tam anlamıyla şaşkına çevirir. Hakkında pek çok gizemli dedikodu dolaşan James, geçen yıllar boyunca oldukça değişmiştir ve babasının mirasını almak için geri dönmüştür. Bu mirasın çok önemli bir ticaret yolunu kapsaması, onu Doğu Hindistan Şirketi ile karşı karşıya getirir. Dünyanın ilk büyük şirketine tek başına kafa tutan James, babasının ölümünü aydınlatırken şirketin de içinde bulunduğu geçmişin sırları yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlar.

Taboo, oyunculuk ve prodüksiyon yönlerinden Peaky Blinders ayarında kaliteli bir yapım sunuyor. Dönem dizisi olmasının verdiği zorluğu fırsata çeviren dizi, tarihten beslenerek gizemli ve farklı bir atmosfer yaratmış. Bunun yanında temposunun yavaş olmasından ve fazla gizemli olmasından dolayı eleştiriler alsa da bunları pek dikkate almadan mutlaka bir göz atın derim. Yani kaliteli bir senaryoya sahip bu gizem-tarih dizisini sığ yorumlar yüzünden bir kenara atmayın. Şimdi biraz detaya inelim.

Herkes gibi dizideki gizem havasının yoğunluğu benim de dikkatimi çekti fakat pek çok insan 8 bölüm sonunda dizinin biteceğini düşündüğü için bu kadar sabırsız davrandı. Halbuki bana göre en az 2 sezon daha izleyeceğimiz için bu ilk bölümler giriş niteliğinde bir hikayeydi. Temponun yavaş olması da aslında bunun bir sonucu olabilir. Ancak şunu da hemen söylemeliyim ki temposu o kadar da yavaş değildi.

Dizi hakkında sadece bu eleştiriyi yapabilen insanların bunu söyleme sebebi de savaş ya da aksiyon olmadan dikkatlerini sürdüremeyecek kıvamda olmaları. Evet biraz sert bir eleştiri oldu ama bu tarz insanların sayısı oldukça fazla ve bunlar kurgudan çok tempoya önem veriyorlar. Dolayısıyla dizi hakkında bu eleştirileri duyduysanız merak etmeyin; eğer iyi bir kurgudan ve gizemden zevk almasını biliyorsanız dizi size hiç de o kadar yavaş gelmeyecek emin olabilirsiniz. (Ben hiç sıkılmadım)

Bunun yanında dizideki gizem havası da 10 yıllık bilinmeyen Afrika macerasından besleniyor diyebilirim. Ana karakterin ilginç konuşmaları ve hareketleri de buradan doğan mistik bir geçmişi destekliyor. Bu mistik hava baştan sona kendini gösteriyor fakat açıklama kısmının büyük bir kısmını da sonraki sezona bırakıyor benden söylemesi. 

Serideki ana metin gizemli bir geçmiş ve intikam hikayesi üzerinden ilerlese de alt metinde gözden kaçırmamanız gereken bir anlatım daha var. Dizi, kapitalizmin yavaş yavaş ayağa kalktığı bir dönemi yansıtıyor ve dünyanın ilk uluslararası şirketi olan Doğu Hindistan Şirketi’ni karşımıza getiriyor. Kendi ordusu dahi olan bu güç, ulus devletlerin üzerinde güce sahip olacak büyük şirketlerin hem ilki hem de fikir babası konumundadır. Bu çerçevede kapitalizmin vahşi yönü ve acımasız gelişimi ile şirketokrasinin ortaya çıkışı, dikkatli izleyicinin adeta önüne seriliyor diyebilirim.

Son olarak oyunculuk konusuna gelirsek; Tom Hardy yine oldukça kaliteli bir performans ile diziyi götürüyor. Kadronun geri kalanı ise gayet sağlam isimler ile tatmin edici bir profil çiziyor. Kıyıda köşede ortaya çıkan konuk oyuncular da hesaba katılınca bu yönden dizinin çok kaliteli olduğu görülüyor. 

Kısacası, tarihi başarıyla işleyen bu gizemli dönem dizisine mutlaka bir şans vermelisiniz. Ben hiç sıkılmadım ve işin tarih kısmını da oldukça beğendim, dolayısıyla pek puan kırmıyorum ve 9 veriyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s