THE ALIENIST

“19. yüzyılda akıl hastaları, kendi benliklerine yabancılaşmış (alienated) kişiler olarak görülmekteydi. Onları inceleyen psikoloji uzmanları ise ruh avcısı (alienist) olarak adlandırılmaktaydı.”

source

1896 yılı New York’unda bir gece yarısı, köprü üzerinde elbise giydirilmiş ve canice öldürülmüş bir erkek çocuğu cesedi bulunur. Bu olay karşısında halk tepki gösterir ve yetkililer harekete geçer. Fakat polislerin soruşturması isteksiz ve son derece düzensizdir. Psikolog doktor Laszlo Kreizler, bu cinayetin ilk olmadığını öne sürerek bir seri katil olduğu çıkarımını yapar. Dolayısıyla sonraki cinayetin işlenmesi an meselesidir. Kreizler, gazetede çalışan arkadaşı John ve emniyetteki tek kadın olan Sara ile birlikte çalışarak bu cinayeti çözmeye çalışacaktır. Bu ilginç ekip soruşturma sırasında emniyetteki yozlaşmayı ve şehrin iç yüzünü de açığa çıkarırken zamana karşı mücadele edeceklerdir. 

Polisiye türünün mantar gibi ürediği ve kalitenin nadiren yüksek olduğu şu dönemde izlenebilecek birkaç yeni yapımdan biri Alienist. Özellikle bir dönem dizisi olmasının zorluğunu başarılı biçimde aştığı için atmosferi gerçekten tatmin edici seviyede diyebilirim. Bunun sonucu olarak da dönem yapımı olmasının tüm nimetlerini sonuna kadar kullanıyor. Gerilim unsuru dizide pek yok fakat işin polisiye kısmında son derece kaliteli bir iş ortaya çıkmış. Tarihi yönü ve kişileri ise seriye gayet güzel yerleştirilmiş. Bu kişilerin de dikkatinizi çekeceğinden eminim.

Konusuna gelirsem, yukarıda açık şekilde yazmadım fakat öncelikle şunu belirtmeliyim; dizideki kurbanlar yani çocuklar, şehirdeki genelevlerde çalışan erkek çocukları. Dolayısıyla yapım son derece bıçak sırtı bir zemin üzerine kurulmuş ve üslubu da nispeten sert. Bu yüzden eğer başlamayı düşünüyorsanız bu açıklamayı aklınızda bulundurun. Bunun haricinde dizi arka planında tamamen psikoloji üzerine yoğunlaşıyor. Kreizler karakteri bu arka planda tam bir Freud sembolü diyebilirim. Yaptığı çıkarımlar, ilgilendiği detaylar ve düşünce tarzı temel psikanalizden yola çıkıyor fakat Jung benzeri fikirleri de göze çarpıyor. Onun bu yönü suçlu psikolojisi çalışmalarının ve adli soruşturma biliminin kuruluşunu temsil ediyor adeta. Sonraki bölümlerde göreceğiniz olay yeri inceleme formatındaki kardeşler de bu adli bilimlerin doğuşu temasında güzel bir detay oluşturuyor.

Ayrıca karakterlere dikkatli bakarsanız neredeyse hepsinin bir anlamda bozuk ve zarar görmüş olduğunu fark edeceksiniz. Bunun detayına girip spoiler vermeyeceğim tabi ki, bunu kendiniz zaten göreceksiniz. Fakat bunun onları nasıl ortak bir paydada bağladığına ayrıca dikkat etmenizi tavsiye ederim. 

Atmosfer ve oyunculuk konularında ise ortalamanın üstünde olduğunu söyleyebilirim. Genel havası kasvetli ve nispeten yavaş fakat temposu olan yüksek sahnelerin sayısı da oldukça fazla. Bu bağlamda serinin hızında bir denge söz konusu. Oyunculuk yönünden ise Kreizler karakteri bence oldukça başarılı, diğerleri de ona ayak uydurabilecek kalite performans seriliyorlar. Yani bu açıdan pek sıkıntı yaratacağını sanmıyorum. 

Kısacası bir dönem dizisi olan Alienist, bir anlamda adli bilimlerin psikoloji ile beraber doğuşuna tanıklık tanıklık etmenize olanak sağlıyor. Bunu yaparken de sert üslubu ile dönemi oldukça farklı bir açıdan yansıtıyor. Benim puanım 8,5.  

⇓Fragman⇓

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s