DEAD POETS SOCIETY

1950’lerde Welton akademisi disiplinli ve saygın bir okuldur lakin yönetimi son derece ezberci, geri kafalı bir tutum sergilemektedir. Yönetimin bu tavrı karşısında okul, öğrenciler için son derece çekilmez bir hale gelmiştir. Buna karşın yeni gelen öğretmen sayesinde pek çok şey değişecektir. John Keating, geldiği gibi öğrencilerine ders kitaplarını yırtıp atmalarını söyler. Artık kalıplaşmış ezberci düşünce şekillerini bir kenara atıp hayatı dolu dolu yaşamak gerektiğini anlatır onlara. Fakat onun bu idealist tavırları çok geçmeden okul yönetimini rahatsız etmeye başlayacak ve öğretmenliğini tehdit edecektir. 

Bana en sevdiğim oyuncu sorulsa hiç düşünmeden Robin Williams derim, sadece oyunculuğu ya da mizahı için değil hemen her filminde bir hayat dersi vermeye çalıştığı için. Onun tüm kariyeri aslında bu filmdeki gibi öğretmenlikle geçmiştir bana göre. Parası ya da prestiji için değil insanlara bir şeyler kazandırıp düşüncelerine katkı sağlamak için kullandı her zaman yeteneğini. Çoğu zaman da bunu komedi kullanarak yapmaya çalıştığı için bende yeri ayrıdır.İşte bu filmde de tam bir Robin Williams performansı izliyoruz, belki de gerçek halini.

Onun aracılığı ile film bize sorgulamanın ne kadar önemli olduğunu anlatıp kalıplaşmış düşüncelerin gerçekten tehlikeli olabileceğini gösteriyor. Aynı zamanda Carpe Diem felsefesini de oldukça sağlam bir şekilde anlatmaya çalışıyor. Keating, verdiği derslerde ölümü ve hayatı onlara göstererek şimdiye odaklanmalarını ve anı yaşamalarını öğütler. Hayatın tadını çıkarıp onu istedikleri şekle sokarak olağandışı yapmalarını ister. Bu derslerde her zaman ilgi çekici bir yöntem uygulayarak tüm dikkati toplamayı da başarır.

Aynı zamanda sürekli hayata farklı açılardan bakmaları gerektiğini de anlatıyor. Bu yüzden aniden sırların üzerine çıkarıp dersliğe yani dünyaya başka açılardan bakmalarını söylemesi bana göre son derece etkileyici bir hareket. Ayrıca film boyunca kullanılan pek çok imge ile öğrenciler üzerinden bir varoluş çözümlemesi yapıldığını da söylemeliyim. Karakterlerin kendi gerçekliklerini fark edip bunu yeni keşfettikleri edebi bir dil ile ifade etmeye çalışmalarını izlemek gerçekten harika. Çevreleri ve aileleriyle olan iletişimlerinin de buna bağlı olarak şekil değiştirmesi son derece başarılı aktarılmış. Bir de Platon’un mağara metaforu var ki, diğer tüm mesajları gibi görmesini bilen için oldukça açık ve çarpıcı savlar içeriyor.

Dead-poets-society-movie-logo

Teknik detayına girmeli miyim bilmiyorum ama senaryosu ile oscar aldığını belirtmeliyim en azından. Zaten baş rol açısından diyeceğim pek bir şey yok, Williams her zamanki gibi etkileyici. Onun yanında diğer karakterler de son derece tatmin edici performanslar sergilemiş. Hatta şimdi beğendiğiniz bazı oyuncuların gençlik hallerini tanıyıp şaşırabilirsiniz de.

Kısacası burada size tavsiye ettiğim şey film izlemeniz değil, gerçekten hayatınıza etkisi olabilecek bir öğretmenden 2 saatlik özel bir ders dinlemeniz. Bu dersin bir karşılığı olmasa da filme verdiğim puan 9.

⇓Kısa bir sahne⇓

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s