THE NIGHT MANAGER

Çeşitli otellerde gece müdürlüğü yaparak hayatını sürdüren Jonathan Pine, Kahire’de çalıştığı sırada Sophie adında bir kadınla tanışır. Bölgenin en güçlü adamının metresi olan Sophie, konumundan faydalanarak ünlü silah kaçakçısı Richard Roper hakkında değerli bilgiler edinmiştir ve bunları Pine ile paylaşır. Pine bu bilgilerle gizli servise gidince Sophie öldürülür ve o da ülkeden çıkmak zorunda kalır. 6 ay sonra başka bir otelde Roper ile karşılaşan Pine, artık kararını verir ve yine onun hakkında bilgi aşırarak gizli servisle işbirliği yapmayı kabul eder. Plan son derece basittir; onun güvenini kazanacak ve sonra da onu alaşağı edecektir. Fakat Roper’in zekası ve kişiliği onu sonuna kadar zorlayacaktır.

İlk bölümün senaryosunu özetlemiş olabilirim kabul ediyorum fakat dizinin en belirgin noktası da bu aslında; tahmin edilebilir olması. Dizide şaşırtma unsuru gerçekten az ve bununla eşit ölçüde gerilimi ile temposu gayet yüksek. İşte tam da bu yüzden okuduğum tüm yorumlarda oyunculuk, atmosfer ve gerilim yönünden başarılı olduğu ama bunun yanında klişe bir senaryoda ilerlediği yazılmış. Evet arka planına ya da amacına bakmadan izlerseniz gerçekten klişe gözüküyor fakat neredeyse hiç kimse bariz olanı fark etmemiş ya da dikkate almamış; T.E. Lawrence referansı. 

Pine karakteri dizi boyunca pek çok isim değiştirse de aslında tüm bunların ötesinde tam bir Lawrence portresi çizmiş. Seri boyunca karakterin motivasyonu intikam gibi dursa da aslında bunu zevk aldığı için yaptığını açıkça fark edeceksiniz. Kırsaldaki motorsiklet sahneleri, arap baharı göndermeleri ve yanlış verilen bilgiler bir araya gelince de tam bir Arabistanlı Lawrence parodisi ortaya çıkıyor. Yanlış bilgileri izlerken fark edip kızacaksınız ama bu bana göre parodi uğuruna yapılan hamlelerden biri.

Ayrıca iki yerde direk olarak bu benzetme yapılıyor zaten. Yani amaçları aslında gayet ortada; eskilerden bir kültü alıp modern bir parodi şekline getirerek nostalji yapmak. Tıpkı orijinalindeki gibi ilerleyişi tahmin edilebilir olan serinin özgün olmak gibi bir amacı hiç olmamış zaten. Yapımın asıl amacı, bu eski tip casusluk macerasından tanıdık bir zevk aldırmak bence. Bunu da tatmin edici bir şekilde başardığını söyleyebilirim.

Diğer bir mevzu olan oyunculuğa gelirsek diyecek hiçbir şeyim yok. Hugh Laurie, Tom Hiddleston ve Olivia Colman gerçekten harika performanslar sergiliyorlar. Zaten hepsinin bu yapımla altın küre alması da bunu kanıtlıyor. Klişe diyenlerin bile sırf oyunculuk için yüksek puanlar verdiği düşünülürse serinin bütününü görenlerin gerçekten zevk alacağını garanti ederim.

Kısacası harika bir oyunculukla bezenmiş modern bir Lawrence macerası diyebilirim bu seri için. 6 bölüm sonunda devamı gelmese de olur şeklinde bitse de yüksek ihtimalle devam edecek, fakat bu ne zaman olur bilemem. Şahsen izlemenizi tavsiye ediyorum ve 8,5 vererek yazımı bitiriyorum.

⇓Fragman⇓

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s