AKIRA

Yıl 1988, büyük bir nükleer patlama sonucunda Tokyo tamamen yok olur. Bu olaydan uzun bir süre sonra dünya savaşının bitmesinin ardından 2019 yılında artık Tokyo küllerinden tekrar doğmuştur ve yeni bir adı vardır; Neo-Tokyo. Terör olayları ve eylemler yüzünden oldukça karanlık bir hale gelen Neo-Tokyo, devlet ve askeriyenin gölgesinde ayakta kalmaya çalışmaktadır. Şehirde pek çok motorsiklet çetesi türemiştir ve Tetsuo da bu çetelerden birinin üyesidir. Bir gün bir çete savaşı sırasında bir çocuğa çarpar ve bir patlama olur. Olay yerine gelen ordu çocukla birlikte onu da götürür ve bir tesise yerleştirir. Uyandığında artık güçleri olan Tetsuo oradan kaçar ve efsanevi Akira’yı aramaya başlar. Peşinden onu kurtarmak için giden Kaneki ise 30 yıl öncesine ve devlete ait büyük sırları da ortaya çıkarmaya başlayacaktır.

Evet açıklamayı biraz uzattığımı geç fark ettim fakat tam olarak yazmadan anlatamazdım. Anime patlamanın bulunduğu 1988 yılında çıktı yani tam 30 yıl önce. Fakat bu kadar eski olduğuna aldırmayın ve izlemezlik etmeyin. Görüntü kalitesinin çok iyi olmadığını kabul ediyorum  ama o döneme göre gerçekten efsanevi bir başarıydı ve bugün bile gerçekten gözünüze batmayacak derecede iyi. Ayrıca kült filmlerin arasına girmeyi başarabilen nadir animelerden bir tanesi. 

Döneminin bilim kurgu filmleri göz önüne alınırsa Star Wars ile Blade Runner ayarında olduğunu da söylemeliyim. Özellikle yarattığı distopya ile metafizik öğelerin birleşimi onu gerçekten bir kült haline getiriyor. Fakat tüm bunları yaparken arka plandaki gerçekçiliği sayesinde bozulmuş toplumu tam olarak yansıtmayı başarıyor. Yozlaşmış politikacılar, sadece maşa olan devrimciler, ortada kalan gençler, etik düşünemeyen bilim adamları ve her şeyi siyah yada beyaz olarak gören sinir bozucu askerler… Tüm bunlar klişe gibi gelse de gerçeklik ile kurduğu bağ harika.

Konusuna gelirsek oldukça çarpıcı ve ilgi çekici olduğu bir gerçek. Gerçekçiliğin yanındaki mistik öğeler ve kısmen evrensel mitolojik göndermeler hikayeye bambaşka bir hava katıyor. Felsefi derinliği ise nasıl izlediğinize göre değişen çok yönlü bir yapı sunuyor. Ön plana çıkan şiddet ve güç ilişkisi özellikle göze çarpıyor. Gücün yapısını ve beraberinde getirdiği kontrol problemi gayet yaratıcı anlatılmış. Karakterlerin psikolojileri de azımsanmayacak kadar başarılı işlenmiş. Fakat ayrıntılarla dolu olan bu yapımdaki diğer öğeleri kendiniz keşfetmelisiniz. 

tumblr_static_akira_logo4

Detay demişken son olarak da görselliğe dair birkaç şey söylemek istiyorum. Öncelikle bu anime 88 yapımı yani tüm o görüntüler tek tek elle çizilmiş. Sadece bu bile saygıyı hak ediyor bence. Ayrıca vurgulanan öğenin öne çıkarılması ve tuhaf bir şekilde tedirgin edici havası gerçekten eski olduğunu unutturarak sizi içine çekmeyi başarıyor.

Kısacası Akira, anime ve manganın dünyaya açılmasına ön ayak olmuş bir yapım. Neon Genesis Evangelion‘a, Ghost in the Shell‘e ve Matrix‘e giden yolu açtığı için de kesinlikle izlenmesi gereken bir kült. Ben puan kırmıyorum ve bu devrimsel yapıma 10 veriyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s