90. OSCAR ÖDÜLLERİ: KAZANANLAR VE YORUMLAR

Oscar ödülleri bu yıl da sahiplerini buldu ve aslında oldukça sürprizsiz bir tören oldu diyebilirim. Gecenin en dikkat çeken olayları ise Frances McDormand’ın konuşması ile Time’s Up ve Me Too hareketleri oldu. Özellikle ödüllerin büyük bir kısmının kadınlar tarafından dağıtılması da gerçekten güzel bir dokunuş yarattı. Bu taciz skandallarının yanında Get Out ve Black Panther gibi filmler aracılığıyla ırkçılık başta olmak üzere tüm ayrılıkçı söylemlere karşı da önemli mesajlar verildi.

Ödüllere gelirsek yukarıda da dediğim gibi gayet sürprizsiz bir gece oldu ve en iyi film hariç genel görüşlerin hepsi tuttu. Törenin bu tek “sürprizi” de (bana göre değil) finalde gerçekleşti. Lafı fazla uzatmadan kazananlara ve şahsi yorumlarıma geçmek istiyorum. Ödülleri; temel, teknik ve diğer olarak üç kısma ayırarak yazacağım. 

1520225685101

*Temel Ödüller

  • En İyi Film: Shape of Water
  • En İyi Yönetmen: Guillermo del Toro (Shape of Water)
  • En İyi Kadın Oyuncu: Frances McDormand (Three Billboards Outside Ebbing, Missouri)
  • En İyi Erkek Oyuncu: Gary Oldman (Darkest Hour)
  • En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Allison Janney (I, Tonya)
  • En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Sam Rockwell (Three Billboards Outside Ebbing, Missouri)
  • En İyi Orijinal Senaryo: Get Out
  • En İyi Uyarlama Senaryo: Call Me By Your Name

Öncelikle en iyi film ödülü için oldukça sevindim fakat şaşırmadım. Oscar filmleri yazılarımda genel yorumun yanında kısa tahminlerimi de yapmıştım. Shape of Water için de bu yılın en iyi filmi olduğunu ve onun kazanmasını istediğimi söylemiştim. Evet oyunculuk yönünden Three Billboards Outside Ebbing, Missouri gerçekten üstün ve Francis McDormand ile Sam Rockwell gerçekten ayakta alkışlanması gereken performanslar segilemiş. Fakat filme genel olarak bakıldığında Shape of Water 4’e karşı 2 ödülle üstün geliyor.

Gary Oldman için ise gerçekten söylenecek pek fazla şey yok; oyunculuk ne demek gösterdi ve ödülü hakkıyla aldı. Johnny Deep’i bin bir surat olarak bilip de Gary Oldman’ı tanımayanlar umarım bu vesileyle onun kariyerine daha yakından bakarlar.

Senaryo ödüllerinde de iki ayrı kategoride iki favori film ödül aldı diyebilirim. Karşı karşıya gelseler belki de en sağlam çarpışma olurdu fakat bu şekilde ayrılmaları tüm sürpriz unsurlarını eledi. Call Me By Your Name, gerçekten kendi kategorisi içinde rakipsizdi. En yakın rakibi Mudbounnd bile onun yanında oldukça gerideydi. Get Out ise belki Shape of Water ile yarıştı fakat orijinallik açısından onun bir tık önünde olduğu açıkça ortadaydı. Ayrıca bu kadar politik harekettin yanında onun kazanması zaten neredeyse garantiydi. 

3b96683bc344284d5df05ebe4f4b0450063253a00c8e8e0af2112cfde451b9e9-1024x1024

*Teknik Ödüller 

  • En İyi Yapım Tasarımı: Shape of Water 
  • En İyi Film Müziği: Shape of Water
  • En İyi Film Kurgusu: Dunkirk
  • En İyi Ses Kurgusu: Dunkirk
  • En İyi Ses Miksajı: Dunkirk
  • En İyi Sinematografi: Blade Runner 2049
  • En İyi Görsel Efekt: Blade Runner 2049
  • En İyi Saç ve Makyaj: Darkest Hour
  • En İyi Kostüm Tasarımı: Phantom Thread
  • En İyi Orijinal Şarkı: Remember Me (Coco)

Teknik dallara geldiğimizde; total izleyici tarafından beğenilmeyip (bence) anlaşılamayan Dunkirk, burada kendini göstererek kendisini kanıtladı. Şahsen buna gerçekten çok sevindim çünkü Christopher Nolan, sadece görselliğe ve aksiyona önem verilerek çekilen filmlere karşı, sağlam bir temel ile bu görselliğin ve teknolojinin kullanılarak neler yapılabileceğini gösterdi. Baştan sona sizi gerip kendine bağlayan yapım pek fazla insan farkında olmasa da bu açında değişik bir yorumun yolunu açmış olabilir. 

Yapım tasarımı ve film müziği ödüllerini alan Shape of Water zaten bu alanlarda en iddialı yapımdı, bu yüzden şaşırtmadı. Sonuçta filmin müziklerini dinleyen ve hikayenin masalsılığına kapılan herkes bunu hak ettiğini görebilir. 

Potansiyel vaat etse de temel dallarda adaylık alamayan Blade Runner 2049, sinematografi ve görsel efekt dallarında ödül alarak kalitesi ile sıradan bir bilim kurgu filmi olmadığını kanıtladı. Görsel efekt için kısmen iyi rakipleri olsa da sinematografide gerçekten rakipsizdi ve bence bunu sonuna kadar hak etti.

En iyi makyaj tabi ki Gary Oldman faktöründen dolayı Darkest Hour’a gitti. Kısacası birkaç sağlam filmin yanında tek başına aday olan bir Gary Oldman vardı diyebiliriz. Kostüm yönünden başarı sağlayan Phantom Thread ise genelde varlık gösteremeyerek küçük bir teselli ile ayrıldı. Orijinal şarkı kısmında şahsi bir favorim olmasa da Coco’nun almasına sevindim. Oldukça güzel bir animasyon ve iki oscar alması da bunu kanıtlıyor. Bunun hakkında söyleyeceğim başka bir şey yok.

bef7b74b9c55e72ae0484ba81ecd18c3621c38f14ec920f44a74a9ca8816e617-1024x1024

*Diğer Ödüller

  • En İyi Animasyon: Coco
  • Yabancı Dilde En İyi Film: A Fantastic Woman (Şili)
  • En İyi Belgesel: Icarus
  • En İyi Kısa Film: The Silent Child
  • En İyi Kısa Animasyon: Dear Basketball
  • En İyi Kısa Belgesel: Heaven Is a Traffic Jam on the 405

Total izleyicinin pek önemsemediği son kısma geldik. Burada özellikle Loving Vincent için verilen emeğe üzülsem de senaryo ve kurgu yönünden Coco daha üstündü ve ödülü kesinlikle hak etti. Fakat ben yine de verilen emek için ayrı bir ödülü hak ediyor. 

Diğer yandan benim şaşırdığım tek ödül yabancı dildeki filmlerde oldu. Amerikan tarzına daha uygun olması sayesinde belki de son düzlükte A Fantastic Woman öne geçmiş olabilir fakat bana göre bu kategorideki en iyi film The Square. Eminim bana katılanlar olacaktır ama akademinin tarzı dolayısı ile bu sonuç gayet normal o yüzden takılmayın. 

Belgesellerde ise kısa ya da uzun benim için öne çıkan pek bir yapım olmadı fakat itiraf etmeliyim ki The Silent Children ayrı bir etkileyiciydi. Hepsi gayet güzel ve vurucuydu, kaldı ki buraya kadar gelmeleri bile onlar için büyük bir başarı zaten. Kısa animasyonda da Garden Party ve Dear Basketball arasında kalmıştım, ikisinden birinin alması bana yetti diyebilirim. 

640x180-q100_53f79616dee3c5e33f2414a51a4afddb

Kısacası az sürprizli, bol göndermeli, finali geçen yılki gibi(!) fiyasko olmayan güzel bir törendi. Benim beğenmedim tek şey ise sunucu oldu. Sanki süpermiş gibi tekrar sunumu ona vermeleri bence kötü bir karar olmuş. Mark Hamill bile beni daha çok güldürdü dersem yalan olmaz. Fakat yine de güzel bir gece geçirdim. Sonraki yazıda görüşürüz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s