ALTERED CARBON

250 yılın ardından başka bir bedende hayata dönen Takeshi Kovacs, büyük bir isyan hareketinde yer alan ve kendilerine elçi denilen özel bir timin parçası olmaktan dolayı bu şekilde dondurulmuştur. Kefaletini ödeyerek onu tekrar canlandıran Laurens Bancroft ise Meth denilen, gökyüzünde yaşayan zenginlerden biridir ve ona bir anlaşma önerir. Özgür kalmasını sağlayacak olan bu anlaşmada tek yapması gereken ise bir cinayeti çözmektir; Bancroft’un kendi cinayetini. 

William Gibson okumuş, cyberpunk ve bilim kurgu seven kitleyi konusuyla, Game of Thrones‘e düşünmeden 10 veren kitleyi ise görsellik ve çıplaklık ile kendine çeken dizi hafızanın depolanarak farklı bedenlere aktarılabildiği bir gelecekte geçiyor. Bu beden değişimi de beraberinde ölümsüz olma potansiyelini beraberinde getiriyor. Fakat dizinin temel sorunu ve mesajı da bu kısımda ortaya çıkıyor. Yeniden bedenlenme, parası olanlara özgü bir şeydir ve parası olmayanlar devletin vereceği (ya da vermeyeceği) bedenlere muhtaçtır. 

Dizinin arka planında sürekli bu tema var ve oldukça değişik açılardan gösteriliyor. İyi olarak kabul edilen özellikleri olsa da insan doğası işin içine girince, “kime göre” sorusu da devreye giriyor. Mahkumların cezadan sonra rastgele bedenlerde canlanması, zenginlere yeni beden parası ödetip insanları öldürme hizmeti veren servislerin olması ve dinci kesimin katilini söylemesi için bile insanların canlandırılmasına karşı olması… Tüm bunlar diziyi uzun bir Black Mirror bölümü haline getiriyor. 

Fakat genel olarak kurgusu ve konusu harika olsa da herkesi çekebilmek için yapılan düzeltmeler/eklemeler diziyi basitleşmeye, hatta klişeleşmeye itiyor (bana göre). Özellikle tipten dolayı seçilmiş oyuncular ve gereksiz çıplaklık tüm bu güzel içeriğe gölge düşürüyor. Halbuki güzel bir hikayenin bu tarz ayartmalara ihtiyacı olmaz. (zaten yok da)

Bu dizi için bilim kurgunun Game of Thrones’i denildiğini duydum. Çünkü insanlar bu dizide de görselliği ve seksi beğendiği gibi yüzeysel olarak anladıkları konuyu da zekice olarak değerlendirdikleri için böyle tanımlandı. Oysa ölümsüzlüğün bir lüks olması ve zenginlerin yüzyıllarca gökyüzünde yaşayarak her şeye güçlerinin yetmesi harika bir felsefi tanrı yaklaşımı sunuyor. Bunun yanında dinin yine halkın afyonu olarak kalması da sosyolojik açıdan güzel bir çalışma konusu. Teknolojinin gelişimi ile insan doğasının vahşiliği ve yıkıcılığı arasındaki bağlantıdan ise söz etmiyorum bile.

gallery-1515674435-altered-carbon-posters

Kısacası şunu demek istiyorum: bu ödüllü bir kitabın uyarlaması, yani içinde gerçekten oldukça değerli fikirler var. Bu yüzden hikayenin anlattıklarına odaklanmaya çalışın, dizinin ön plana çıkardıklarına değil. Eğer gerçekten bir bilim kurgu hayranıysanız bu şekilde oldukça zevk alacağınızdan eminim. 

Dizi kendini baltalama eğiliminde bu yüzden bana göre puanı daha yüksek olabilecekken biraz düşmüş. Ben yine de bu yapıma 8,5 veriyorum. İzleyin pişman olmazsınız. 

*Kitap uyarlaması bir üçleme, dolayısıyla 2 sezon daha gelme ihtimali oldukça yüksek. Umarım gereksiz ağırlıktan kurtulur ve daha iyi olur. (kitapları okumak daha iyi aslında aklınızda bulunsun)

⇓Fragman⇓

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s