THREE BILLBOARDS OUTSIDE EBBING, MISSOURI

Kızının cinayet davasında herhangi bir şüpheli bulunmadan geçen aylar sonrasında sabrı tükenmeye başlayan Mildred Hayes, oldukça ses getirecek bir hamle yapar. Ücra bir yolun kenarında uzun süredir boş olan üç reklam panosunu kiralar ve bölgenin polis şefini karşısına alarak son derece sert ithamlarda bulunur. Bu hareketi ile tüm dikkatleri üzerine çeken Mildred, polisi görevini yapmaya çağırır. Şef Willoughby’nin, şiddet eğilimi olan ve nispeten çocuksu tavırları ile problem yaratan yardımcısı olaya dahil olduğunda ise işler daha da karışmaya başlar…

Yılın oscar filmlerin yazmaya kaldığım yerden devam ediyorum. Adaylar arasında en kuvvetlilerinden biri de “Three Billboard Outside Ebbing, Missouri”. Aynı zamanda altın kürede en iyi film ödülünü aldığını da söylemeliyim. 

Film genel olarak kızının ölümünü aydınlatmaya çalışan ve bekar bir anne olan Mildred ve şehrin polis güçleri arasında geçiyor. Atmosferi ve genel işleyişi yenilikçi bir western etkisi yaratan yapımda Mildred tek başına adaleti sağlamaya çalışan bir kovboyu andırıyor. Fakat tüm bu klasik vahşi batı esintileri ve intikam arayışının altında temel bir soruna dokunuluyor; adalet nedir? 

Toplumun değişiminde ve nispeten gelişiminde, adalet kavramının ne anlama geldiğini göstermeye çalışıyor. Bunun yanında etik düzlemde neredeyse herkesin sınıfta kalmaya başladığını da gözler önüne seriyor. Toplumun değişimi dedim fakat filmin göstermeye çalıştığı bir diğer problem de bu. Dünya büyük değişimlerden geçmiştir fakat aslında pek de değişmemiştir. Bunu en iyi polis şefi yardımcısı Dixon’un sözleri ortaya koyuyor; “Zencilere işkence etmek denmez, doğrusu renkli insanlara işkence etmektir.” Buradan ulaştığımız sonuç da şudur: değişimin karşısında herkes eskisi gibi bildiği yoldan devam eder fakat bunu alenen yapmaması gerektiğinin de farkındadır. 

İç karartıcı ve kısmen rahatsız edici olan bu anlatı umutsuz gibi duran bir tablo çizse de aslında filmin derinlerinde ve karakterlerin içlerinde safça bir umut ve masumca bir şefkat gizlenmiş. İzlediğinizde bunu daha iyi kavrayacaksınız. Fakat en nihayetinde bu umut da çökmeye yüz tutmuş hukuk sistemini izleyen bir toplumun adalet arayışıdır.

Teknik detayına girersem kurgunu ve senaryonun son derece tatmin edici olduğunu söyleyebilirim. Fakat en dikkat çeken yönü ise yarattığı derinlikli karakterler. Her birinin temsil ettiği konumlar, problemler ve arayışlar kesinlikle harika bir şekilde yansıtılmış. Dolayısıyla da oyunculuk en üst seviyede. Hatta genel için görüşüm farklı olsa da oyunculuk açısından yılın en iyi filmi diyebilirim. En iyi kadın oyuncu ve en iyi yardımcı erkek oyuncu ödüllerinin sahipleri bu filmde bundan eminim. 

three-billboards-outside-ebbing-missouri-58d56f55bd32a

Kısacası adaletin (ve intikamın) bu boş gibi görünen dünyada ne kadar anlamlı olduğunu sorgulatan film bunun yerine sevgiyi ön plana çıkarmaya çalışarak karamsar bir tabloda beklenmeyen bir iyimserlik sergiliyor. Mutlaka izleyin benim puanım 8,5 artı Mildred, 9.

⇓Fragman⇓

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s