THE SHAPE OF WATER

Soğuk savaşın en ateşli olduğu dönemde, dilsiz ve yalnız bir kadın olan Elisa, gizli deneylerin gerçekleştirildiği bir devlet tesisinde temizlikçi olarak çalışmaktadır. Bir gün tesise oldukça ilginç bir canlı getirilir. Elisa, ilk gördüğü andan itibaren bu yaratığa ilgi duymaya başlar ve aralarında bir iletişim oluşur. Fakat yaratığa yapılan işkencelere dayanamayan Elisa onu kaçırarak kendi evine götürür. Aralarındaki ilgi aşka dönüşürken ayrılık vakti de yaklaşmaktadır. Bu iki sessiz varlık onların seslerini bastıran topluma karşı aşklarını yaşamaya devam edebilecekler midir?

Bu filmi nasıl (kısaca) anlatsam bilemiyorum.Öncelikle şunu söylemeliyim ki; bu filme fantastik, macera ya da belki bilim kurgu etiketi koyulabilir fakat bu bana göre aşkın filmidir. Öyle sıradan bir aşk filmi değil, semboller kullanılarak aşkın doğasını ve “şeklini” anlatmaya çalışan bir film. 

Eğer daha önce bir Guillermo del Toro filmi izlediyseniz onun kendine özgü tarzını ve ters anlatımını fark etmişsinizdir. Şöyle açıklayayım; klasik canavar filmlerinde canavar ötekiliğin hatta kötülüğün sembolüdür ve düzenin devamı için yok edilmesi gerekir. Fakat del Toro bu düzene karşı çıkıyor ve Pan’ın Labirenti‘nde olduğu gibi asıl kötü olanın canavar değil insanın kendisi olduğunu gösteriyor. Hatta daha da ileri gidersek onun filmlerinde asıl korkunç ve acımasız olan doğaüstü değil gerçek hayattır. 

Shape of Water tam da bu terslik üzerine kurulmuş. Bunun yanında dönemin Amerikan rüyasına ve beyaz yakalı erkek egemen toplumuna da oldukça ağır göndermeler bulunuyor. Ama en önemli öğe tabi ki aşk. Toplum tarafından susturulmuş ve ötekileştirilmiş iki sessizin, çirkin ve çirkin olarak yaftalanmış iki güzelin aşkı. La La Land vizyona girdiğinden beri hiçbir film beni onun kadar etkileyemedi fakat Shape of Water ona ciddi anlamda yaklaşmayı başardı diyebilirim. 

Tüm bu hikayenin, aşkın şeklinin ve doğasının altında ise dikkat edilmesi gereken son bir dokundurma yer alıyor; “ötekileştirmenin doğası ve şekli”. Film boyunca egemen toplum eleştirisinin yanında ırkçılıktan, eşcinsel nefretine kadar her türlü hedef alınmış ötekinin hikayesini de görüyoruz. Bu yönden bakıldığında tıpkı diğer filmlerindeki gibi gerçeğin korkutucu dünyasından kaçmak için ötekinin sıcak kollarına kendinizi bırakmak istiyorsunuz. Aşıkların dönüşümü de hollywood klişesi ile değil, del Toro’nun masalsılığı ile gerçekleşiyor. İzleyince anlayacaksınız. 

nfjrytqo5bjnhfuf1jmc

Kısacası, ötekileştirilmişlerin dünyasında gerçek aşkın anlatıldığı bu yapımı mutlaka izleyin. Her alanda en başarılısı olamayabilir fakat oscar adayları arasında Shape of Water bana göre bu yılın en etkileyici ve orijinal filmi. Benim puanım 9. Ama izleme zevki ve insana kattıkları ile 10 üzerinden 11’lik bir yapım. 

*Elimden geldiğince spoiler vermemeye çalıştım eğer herhangi bir sürprüzi bozduysam kusura bakmayın.

⇓Fragman⇓

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s