THE MARVELOUS MRS. MAISEL

1950’lerin New York’unda evli ve çocuklu bir kadının komedyen olma macerası!

Mrs.-Maisel

 Miriam “Midge” Maisel, sakin ve düzenli hayatı olan sıradan bir ev kadınıdır. Kocası Joel ise geceleri sahneye çıkıp gösteri yapmaya çalışan bir iş adamıdır. Fakat gösteri saatinden yaptığı şakalara kadar her şeyi ile Midge ilgilenmektedir. Bir gün gösterisinin kötü gittiği bir gecede Joel, eşyalarını toplayıp evi terk eder. Olaylara anlam veremeyen Midge, sarhoş olur ve o şekilde kocasının çıktığı sahneye kadar gelir. Bir anda kendini sahnede bulur ve başına gelenleri komik bir şekilde anlatır. Seyirci ve mekanın sorumlusu onu oldukça beğenir ve böylece Mrs. Maisel’in komedi kariyeri başlamış olur.

 Biraz uzun bir tanıtım oldu fakat ilk bölümün tüm hikayesini bu şekilde yazmadan konuyu anlatamazdım. Ayrıca çok beğendiğim dizileri yazarken de kendimi pek frenlemem. Evet bu diziyi gerçekten çok beğendim ve bitirdiğim gibi de yazısını yazmaya başladım. Öncelikle bunun bir sitcom olmadığını söylemeliyim. Bir komedi dizisinden çok eğlenceli bir yapım olduğunu da belirtmem gerek. Zaten bölümlerin 57 dakika olduğunu göz önünde bulundurunca nedeni anlaşılıyor. Fakat buradan komik olmadığı sonucu çıkmasın. İzlediğiniz süre boyunca yüzünüzde hep bir gülümseme oluyor ve arada da sesli güldürmeyi başarıyor.

Tüm bunlara takılmadan ilk bölümü izlerseniz oldukça eğlenceli bir 8 saat geçirip ilk sezonu bitireceğinizden eminim. Evet maalesef dizi 8 bölüm fakat gerçekten dolu dolu bir 8 bölüm. 2. sezonu tabi ki gelecek ama bunun için biraz bekleyeceğiz.  

 Dizinin detayına inersem iki temel nokta hemen göze çarpıyor; dönemin harika atmosferi ve Midge.

 1950’lerin Amerika’sı savaş sonrasında halkın güvenlikte hissetmesi, siyasetten uzak durması ve yahudi zihniyeti ile ekonomiye yönelmesi çerçevesinde gelişip “Amerikan Rüyası”nın yaratıldığı bir dönem. Fakat bu izolasyonun, dönemin atmosferi içinde fakat şartlarından bağımsız bir komedi yapmak için kullanılması gerçekten harika bir fikir. Sinatra şarkılarından oluşan fon ise işin bonusu. Ayrıca kadınların objeleştirilmesi de bu dönemde olduğu için Midge karakteri dönemin zihniyetine mükemmel şekilde meydan okuyor. İkinci etken olarak ona gelirsek gerçekten en sevimli ve cana yakın dizi karakterlerinden biri diyebilirim. Daha önceden takip etiğim Rachel Brosnahan, oldukça güzel ve yetenekli bir oyuncu fakat bu kadar başarılı olacağını tahmin etmezdim. Diziyi neredeyse tek başına sırtlanıp oldukça yükseğe taşımış.

tumblr_oxmkqogcee1qeo9ogo3_540

 Son olarak bu yılın altın küre ödüllerinde en iyi komedi dizisi ve en iyi kadın komedi oyuncusu ödülü aldığını, ayrıca imdb puanının da 8,9 olduğunu söylemek istiyorum. Şiddetle tavsiye ediyorum mutlaka izleyin ve diğer sezonu bekleyin. Benim puanım 9,5.

*Fragman ya da kısa bir sahnesini altyazılı olarak ekleyebilmek için uğraştım fakat maalesef bulamadım. İşte altyazısız tanıtımı. 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s